• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ali.gulhan.58
  • https://plus.google.com/105781278635982310194/posts
  • https://www.twitter.com/ali69gulhan
ali gulhan

LANET

LANET

v ..İNSANLARA GÜZEL SÖZ SÖYLEYİN, NAMAZI KILIN, ZEKATI VERİN DİYE DE EMRETMİŞTİK..2/83

v RABBİN KENDİNDEN BAŞKASINA İBADET ETMEMENİZİ VE ANNE BABAYA İYİLİĞİ EMRETTİ. EĞER ONLARDAN BİRİ VEYA HER İKİSİ SENİN YANINDA İHTİYARLIK ÇAĞINA ULAŞIRSA ONLARA ‘ÖFF’ DEME, ONLARI AZARLAMA, ONLARA GÜZEL SÖZ SÖYLE.17/23

v HER ÜMMET (ATEŞE) GİRDİKÇE YOLDAŞINA LANET ETTİ..7/38

v İSRAİLOĞULLARINDAN KAFİR OLANLAR, DAVUT VE MERYEM OĞLU İSA DİLİYLE LANETLENMİŞLERDİR…5/78

v İŞTE ONLARA HEM ALLAH LANET EDER, HEM BÜTÜN LANET EDEBİLENLER LANET EDER.2/159

v KALPLERİMİZ PERDELİDİR DEDİLER. HAYIR AMA İNKARLARINDAN DOLAYI ALLAH ONLARI LANETLEMİŞTİR.2/88

v KİM SANA GELEN İLİMDEN SONRA SENİNLE TARTIŞMAYA KALKARSA DE Kİ:

v  GELİN OĞULLARIMIZI VE OĞULLARINIZI, KADINLARIMIZI VE KADINLARINIZI, KENDİMİZİ VE KENDİNİZİ ÇAĞIRALIM, SONRA GÖNÜLDEN DUA EDELİM, YALAN SÖYLEYENLERE ALLAH’IN LANETİNİ DİLEYELİM.3/61

v  (Ayetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lâneti onların üzerinedir. 2/161.
Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır. 2/162.

v Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Allah dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar haksızlık yapmaz. 4/49.
Allah'a nasıl yalan yere iftira ettiklerine bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.* 4/50.
Kendilerine kitap verilmiş olanların, puta ve şeytana kanıp, inkar edenlere: "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadırlar" dediklerini görmedin mi? 4/51.
Ehl-i kitaptan Ka’b b. el-Eşref Medine’den Mekke’ye gelmiş, müşrikleri Hz. Peygamber ve müslümanlar aleyhine kışkırtarak beraber mücadeleye çağırmıştı. Bu arada müşrikler “ Bizim dinimiz mi, yoksa Muhammed’in dini mi haktır, hangimiz doğru yoldayız?” diye sormuşlar ve “Siz doğru yoldasınız” cevabını almışlardı. Yukarıdaki ayet bu hadise üzerine nazil olmuştur.

v İşte, Allah'ın lanetledikleri onlardır. Allah'ın lanetlediği kişiye asla yardımcı bulamayacaksın. 4/52.
Yoksa onların hükümranlıktan bir payı mı var? O zaman insanlara bir çekirdek parçası bile vermezler. 4/53.

v  

v MÜMİN KİMSEYE LANET ETMEK, ONU ÖLDÜRMEK GİBİDİR. HADİS.

v HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ BEN, LANET EDİCİ BİR PEYGANBER OLARAK GÖNDERİLMEDİM; ANCAK RAHMET (VE HİDAYET VESİLESİ) OLARAK GÖNDERİLDİM. HADİS.

v LANETCİLER, KIYAMET GÜNÜ NE ŞEFAATCİ NE DE ŞAHİT OLURLAR. HADİS.

v OLGUN MÜMİN, YERİCİ, LANETÇİ, KÖTÜ İŞ VE KÖTÜ SÖZ SAHİBİ OLAMAZ. HADİS.

v KUL, HERHANGİ BİR ŞEYE LANET ETTİĞİNDE O LANET GÖKYÜZÜNE ÇIKAR. SEMANIN KAPILARI ONA KAPANIR. SONRA YERE İNER, YERYÜZÜNÜN KAPILARIDA ONA KAPANIR. SONRA SAĞA SOLA BAKINIR, GİRECEK YER BULAMAZ DA LANET EDİLEN KİŞİYE DÖNER. EĞER GERÇEKTEN LANETE LAYIKSA ONDA KALIR, DEĞİLSE LANET EDENE DÖNER. HADİS.

LANETLEME VE SÖVME

  • İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Mü”min ne ta'n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır."
  • Ebu'd-Derda (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Laneti çok yapanlar kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar."
  • Semüre İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Birbirinize, Allah'ın laneti, Allah'ın gadabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın."
  • Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a: "Ey Allah'ın Resulü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!" denilmişti. Şu cevabı verdi:
  • "Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil!"
  • Hz. Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Bir kimse diğer  bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi takdirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine  dönderilir."

"Küfür dört çeşittir:

  • Bir kısım alimler şöyle söylediler:
  • 1) Küfr-i inkârî: Bu, Allah'ı hiç  tanımamak, varlığını itiraf ve kabul etmemekle hasıl olur.
  • 2) Küfr-i cuhudî: Bu, Allah'ı bildiği halde inkardır; tıpkı İblis'in küfrü gibi; kalben Allah'ı bildiği halde diliyle ikrar etmez.
  • 3) Küfr-i inadî: Kalbiyle itiraf ettiği, diliyle de itiraf ve ikrarda bulunduğu halde, hased ve tuğyan sebebiyle imanın gereğini din olarak benimsemez. Ebu Cehl'in küfrü bu nev'e girer.
  • 4) Küfr-i nifakî: Diliyle ikrar ettiği halde kalbiyle inanmayan insanın küfrüdür.
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Sövüşen iki kişinin söyledikleri(nin vebali), mazlum olan tecavüzde bulunmadıkça başlayana aittir."
  • Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Allah Teâla hazretleri şöyle dedi: "Ademoğlu, dehre söverek beni üzüyor. Halbuki ben dehrim. Emir benim elimde. Gece ve gündüzü ben çeviririm."
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Bir kişinin ridasını rüzgâr savurmuştu, tutup rüzgâra lanet etti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) müdahele buyurdu:
  • "Sakın rüzgâra lanette bulunmayın. O memurdur, (Allah'ın emriyle) iş görmektedir. Şunu bilin ki, kim bir şeye haksızlıkla lanet ederse, lanet kendisine döner."
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Bu rüzgâr, Allah'ın rahmetindendir. Rahmeti de, azabı da getirir. Onu görünce, sakın ona sövmeyin. Allah'tan rüzgârın hayr (getirmes)ini dileyin, şer (getirmes)inden Allah'a sığının."
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar (sağken hayırdan ve şerden) gönderdiklerine kavuştular."
  • Muğîre İbnu Şu'be radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Ölüler hakkında kötü konuşmayın, sonra dirileri üzersiniz."
  • Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Ölülerinizin iyiliklerini zikredin, kötülüklerini zikretmeyin."
  • İmran İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir seferdeydi. Ensardan bir  kadın devesinin üzerinde giderken yüksek sesle  devesine lanet okudu. Bunu işiten Aleyhissalâtu vesselâm: "Devenin üzerindeki eşyaları alın ve deveyi  salıverin, zira artık o lanetlenmiştir" buyurdular."
  • İmran (radıyallahu anh) der ki: "Sanki ben deveyi insanlar arasında yürürken görür gibiyim, kimse ona dokunmuyordu." [
  • Zeyd İbnu Halid (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Horoza sövmeyin! Zira o, namaz için uyandırıyor."
  • Ebu't-Tufeyl (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anh)'e bir adam gelerek:
  • "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sana tevdi ettiği sır nedir?"  diye sormuştu. Hz. Ali buna öfkelendi ve:
  • "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm),  halka gizlediği hiçbir şeyi bana sır olarak vermedi. Şu kadar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam:
  • "Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali:
  • "Allah'tan başkasının adına kesene Allah lanet etsin. Ebeveynine lanet edene Allah lanet etsin. Bid'atçıyı himaye edene Allah lanet etsin. Tarlanın sınır taşlarını değiştirene Allah lanet etsin!" [Müslim, Edahi 43, (1978); Nesâî, Dahaya 34, (7, 232).]
  • Rezin, İbnu  Abbas'tan şu ziyadede bulundu: "A'mayı yoldan men eden mel'undur. Bir hayvana temasta bulunan mel'undur. Lut kavminin pis işini yapan mel'undur."
  • Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah  (aleyhissalâtu vesselâm) ribayı yiyeni, yedireni, riba akdini yazanı, sadakaya (zekata) mani olanı, dövme yapanı, dövme yaptıranı -hastalık sebebiyle olan hariç- hulle yapanı, hulle yaptıranı lanetledi."
  • Muhammed İbnu Abdirrahman, annesi Amra Bintu Abdirrahman'dan naklen anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)  nebbaş (mezar soyan) erkek ve kadınlara  lanet etti."
  • Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulllah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
  • "Allahım, ben senden hulf etmeyeceğin bir ahd talep ediyorum. (Biliyorsun) ben bir beşerim. Hangi mü'mine (hataen) eziyet verir, kırıcı söz sarfeder, lanette bulunur, değnek vurup (canını yakar)sam bu haksızlığı onun hakkında, kıyamet günü bir rahmet, (sevabında) bir artış, sana bir yaklaşma vesilesi kıl."
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanına iki kişi  girdi. Resulullah'a bir şeyler söylediler. Fakat ne  söylediklerini bilmiyorum. Söyledikleriyle Aleyhissalâtu vesselâm'ı kızdırmışlardı. Onlara lanet etti, sebbetti (kırıcı konuştu). Adamlar çıkınca:
  • "Vallahi Ey Allah'ın Resulü! Bunların kazandığı hayrı kim kazanabilir?" dedim.
  • "Bu da ne?" buyurdular.
  • "Onlara lanet ettin, sebbettin" dedim.
  • "Benim Rabbime ne şart koştuğumu bilmiyor musun? Dedim ki: "Allahım, ben bir beşerim. [Beşerin razı olduğu gibi razı olur, beşerin kızdığı gibi kızarım.] Öyleyse  mü'minlerden hangisine [hak etmediği halde]  lanet edersem, sebbedersem bunu onun hakkında [tahur (günahlarından temizlik vesilesi)], (sevabında) bir artış ve ücret kıl"  buyurdular."

 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   476 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın