• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ali.gulhan.58
  • https://plus.google.com/105781278635982310194/posts
  • https://www.twitter.com/ali69gulhan
ali gulhan

KAFİRLERİN DURUMU İLGİLİ AYET MEALLERİ

KAFİR OLARAK ÖLENLERDEN FİDYE KABUL EDİLMEZ

  • Gerçekten, inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, onların hiçbirinden -fidye olarak dünya dolusu altın verecek olsa dahi- kabul edilmeyecektir. Onlar için acı bir azap vardır; hiç yardımcıları da yoktur. 3/91.

Doğrusu, yeryüzünde olan bütün şeyler ve onların bir katı daha kafirlerin olsa da, kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara elem verici azab vardır. 5/36.
Ateşten çıkmak isterler, çıkamazlar. Onlara sürekli azab vardır. 5/37.

KÂFİRLER DÖNEKTİR

Allah onlarda bir iyilik görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler. 8/23.

 

KÂFİRLER HEP AYNI DÜŞÜNÜRLER

Hayır; yine de öncekilerin dediklerini derler. 23/81.
Öncekiler: "Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir" demişlerdi. 23/82-83.

 

KÂFİRLER İÇİN DÜNYA HAYATI CAZİP KILINDI

Kâfir olanlar için dünya hayatı cazip kılındı. (Bu yüzden) onlar, iman edenler ile alay ederler. Oysaki (iman edip) inkârdan sakınanlar kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir. 2/212.

KÂFİRLER SİZE HAYIR İSTEMEZLER

(Ey müminler!) Ehl-i Kitaptan kâfirler ve putperestler de Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Hâlbuki Allah rahmetini dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.2/ 105.

 

KÂFİRLER ŞEYTANIN YARDIMCISIDIR

  • Allah'ı bırakıp, kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere kulluk ederler. İnkâr eden, Rabbine karşı gelenin (şeytanın) yardımcısıdır. 25/55.

 

KÂFİRLERE MAĞFİRET DİLEME

  • Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar için mağfiret dilemek Peygamber'e ve müminlere yaraşmaz. 9/113.
    İbrahim'in, babası için mağfiret dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden ötürü idi. 9/114.

 

KÂFİRE ÖLÜM GELİNCE

  • Onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır. 23/99-100.

 

KÂFİRLERE UYMA

  • Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin geriye (eski dininize) döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz. 3/149.
    Oysa sizin mevlânız Allah'tır ve O, yardımcıların en hayırlısıdır. 3/150.
    Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür! 3/151.
  • Böylece Biz Kuran'ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katında sana bir dost ve seni koruyan çıkmaz.* 13/37.
  • Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman için uğraşırlar. O zaman seni dost edinirler. 17/73.
    Sana sebat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin. 17/74.
    O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın. 17/75.
  • Sen, inkarcılara uyma, onlara karşı olanca gücünle mücadele et. 25/52.
  • Ey peygamber! Allah'tan sakın, inkarcılara ve iki yüzlülere uyma, Allah şüphesiz bilendir, hakim'dir. 33/1.
    Sana Rabbinden vahyolunana uy; şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. 33/2.
    Allah'a güven, Allah, vekil olarak yeter. 33/3.
  •  

 

KAFİRLERİ DOST EDİNMEYİN

  • Ey müminler! Kendi kardeşleriniz olan müminlerin dışında kâfirleri dost kabul etmeyin! Kendi aleyhinizde Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? 4/144
  • Ey iman edenler! Yahudileri ve Hırıstiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar.  Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah zalim kavmi doğru yola iletmez. 5/51
  • Ey iman edenler! Siz eğer kafir olanlara uyarsanız, sizi topuklarınız üstünde gerisin geriye çevirirler. O zaman büsbütün kaybedersiniz. Hayır! Sizin mevlanız Allah’tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır. 3/149-150
  • Ey iman edenler, sizden önce kitap verilenlerden, dininizi oyun ve eğlenceye alanlarla, kafirleri dost ve yönetici edinmeyin. Eğer iman ediyorsanız Allah’tan sakının.5/57
  • Onlar, inananları bırakıp da kafirleri dost edinirler; onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Doğrusu kudret bütün olarak Allah'ındır. 4/139.

 

KÂFİRLERİ SIRDAŞ EDİNMEYİN

  • Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz. 3/118.
    İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir. 3/119.

    Ayetin ilk cümlesi, bazı müfessirlerce şöyle yorumlanmıştır: “Siz onları seversiniz; yani onların müslüman olmalarını istersiniz. Çünkü İslam her şeyden hayırlıdır. Halbuki onlar sizi sevmezler; yani sizin kafir olmanızı isterler, kafir olmak ise her şeyden kötüdür.”

  • Size bir iyilik dokunsa, bu onları tasalandırır; başınıza bir musibet gelse, buna da sevinirler. Eğer sabreder ve korunursanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. 3/120.

 

KÂFİRLER BİZE UYUN GÜNAHLARINIZI YÜKLENELİM DERLER

  • Kâfirler, iman edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim" derler. Hâlbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler. 29/12
  • (Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.29/13

 

KÂFİRLERİN DURUMU

 (Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler. 2/171.

  • Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vadedilen cennetin altından ırmaklar akar; oranın yiyecekleri ve gölgeleri devamlıdır. Bu, sakınanların elde edeceği sonuçtur, inkarcıların varacağı sonuç ise ateştir. 13/35.

And olsun ki, senden önce de nice peygamberler alaya alınmıştı. İnkar edenleri önce erteledim, sonra cezalarını verdim. Cezalandırmam nasıldı? 13/32.
Herkesin yaptığını gözeten Allah, bunu yapamayan putlarla bir olur mu? Onlar Allah'a ortak koştular. De ki: "Onlara bir ad bulun bakalım; yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz? Yoksa kuru sözlere mi aldanıyorsunuz? Fakat inkar edenlere, kurdukları düzenler güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldular. Zaten Allah'ın saptırdığına yol gösteren bulunmaz. 13/33.
Onlara, dünya hayatında azap vardır, ahiret azabı ise daha çetindir. Allah'a karşı onları bir koruyan da yoktur. 13/34.

  • Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz. 15/9.
    And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik. 15/10.
    Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı. 15/11.
    Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır. 15/12-13.
    Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.* 15/14-15.
  • Şöyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız",17/90.
    "Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın." 17/91.
    "Yahut da iddia ettiğin gibi, göğü tepemize parça parça düşürmeli, ya da Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin." 17/92.
    "Veya altın bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin ama oradan okuyacağımız bir kitap indirmezsen yine o yükselmene inanmayacağız." De ki: "Fesubhanallah! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim? "* 17/93.

And olsun ki bu Kuran'da insanlar için her türlü misali vermişizdir. Bununla beraber, eğer sen onlara bir mucize getirmiş olsan, inkar edenler: "Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız" derler. 30/58.
Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır. 30/59.
Sabret ki, Allah'ın sözü şüphesiz gerçektir. Kesin olarak inanmayanlar seni hafife almasınlar.* 30/60.

 

KÂFİRLERİN KUR’ANI ANLAMAMALARI

  • Biz, Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizleyici bir örtü çekeriz. 17/45.
    Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen, Kur'an'da Rabbinin birliğini yâdettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette, gerisin geri dönüp giderler. 17/46.
    Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini çok iyi biliriz. 17/47.
    Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptılar! Bu yüzden, (öyle bir) saptılar ki, artık (doğru) yolu bulamayacaklardır. 17/48.

KÂFİRLERİN İNANCINA HAKARET ETME

Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O, işlediklerini haber verir. 6/108.

 

KAFİRLERİN REFAHI

  • İnkârcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması, sakın seni aldatmasın! 3/196.
    Bazı müminlerin, müşrikleri geniş maddi imkanlar içinde görmeleri sebebiyle: “Gördüğümüze bakılırsa Allah’ın düşmanları huzur içinde, biz ise sıkıntıdayız” demeleri, bu ayetin inmesine sebep olarak gösterilmiştir. Elbette ki, bu ve benzeri ikazlarla Hz.Peygamber’in şahsında bütün müminlere seslenilmektedir.
  • Azıcık bir menfaattır o. Sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir! 3/197.
  • Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al. 15/88.

 

KÂFİRLERİN ŞİDDETİ KARŞISINDA MÜSLÜMANIN TAVRI

  • Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl! 3/147.
    Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever. 3/148.
  • Rivayete göre Uhud savaşında müslümanların bir ara bozulduktan sonra tekrar toparlanmaları üzerine önemli bir sonuca ulaşmayan düşman ordusunun kumandanı Ebu Süfyan, savaş alanını terk ederken Hz.Peygamber’e “Ey Muhammed! Önümüzdeki yıl Bedir meydanında seninle tekrar karşılaşacağız!” tehdidini savurmuş; Hz.Peygamber de: “İnşaallah!” demişti. Ertesi yıl, Ebu Süfyan’ın böyle hazırlık içinde bulunduğu haberi Medine’ye ulaşınca, Hz.Peygamber. bir süvari birliği ile düşmanı karşılamaya çıkmıştı. İşte yukarıdaki ayet, düşman tarafından gelen bu haber karşısında müslümanların azim ve kararlığını, onların yüksek moral gücünü takdir ve ifade etmektedir.
  • Bir kısım insanlar, müminlere: "Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!" dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!" dediler. 3/173.
  • Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat göster 3/200.

 

 

KAFİRLERİN İNKARCI SÖZLERİNİ KABULLENME

  • "Üstün delil Allah'ın delilidir. O dileseydi hepinizi doğru yola eriştirirdi" de. 6/149.
    De ki: "Allah'ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin". Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.* 6/150.

KAFİRLERİN YALVARIŞI BOŞUNADIR

  • Gerçek dua ve ibadet ancak o’nadır. O'ndan başka çağırdıkları putlar kendilerine hiçbir cevap vermezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adamın durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kâfirlerin yalvarışı da böyle, boşunadır. 13/14.


Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   675 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın