• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ali.gulhan.58
  • https://plus.google.com/105781278635982310194/posts
  • https://www.twitter.com/ali69gulhan
ali gulhan

TEBLİĞİN ESASLARI VE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR.

TEBLİĞİN ÖNEMİ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

ALLAH’A DAVET EDEN, AMEL-İ SALİH İŞLEYEN VE ‘BEN MÜSLÜMANLARDANIM’ DİYENDEN DAHA GÜZEL SÖZLÜ KİM VARDIR? 41/33

 

Kim güzel bir işte aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verir. 4/85

 

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim bir iman yoluna çağırırsa, kendisine uyanların sevabı kadar, onların sevabından hiçbir şey eksilmeksizin sevap alır

 

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Her kim islâmda güzel bir çığır açarsa, hem yaptığının sevabını ve hem de onunla amel edenlerin sevabını, amel edenlerinki eksilmeksizin alır
Kim de, islâmda kötü bir çığır açarsa, hem yaptığının günahını, hem de onu yapanların günahını, yapanların günahından hiçbir şey eksilmeksizin yüklenir"
Cerîr radıyallahu anh Müslim

 

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"içlerinde günahlar işleyen adam bulunup da, onu önleyebilecekken önlemezlerse, Allah onlara, ölümlerinden önce, onun yüzünden mutlaka bir ceza verir"
Cerîr radıyallahu anh Ebû Dâvud

 

KÖTÜ YOLA DAVET

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

Kim de bir sapkınlık yoluna davet ederse, sapanların günahı gibi, onların günahları eksilmeksizin günah alır"
Ebû Hureyre radıyallahu anh Buhârî

 

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Yeryüzünde suç işlenir onu gören de bundan hoşlanmazsa, onu görmeyen gibi olur Onu görmeyen kimse hoşnut olursa, oradaymış gibi olur"
Arîs radıyallahu anh Ebû Dâvud

PEYGANBERLER UYARICI VE MÜJDELEYİCİDİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

De ki, ben kendi kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye malik değilim. Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı. Ben iman edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir peygamberden başka biri değilim.7/188

 

Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Oysa inkârcılar hakkı batılla ortadan kaldırmak için çekişirler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarmaları alaya alırlar. 18/56.

İnananlara, Rablerinden büyük bir lütuf olduğunu müjdele. 33/47.


Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir; fakat insanların çoğu bilmez. 34/28.

 

Sen sadece bir uyarıcısın. 35/23.


Şüphesiz Biz seni, müjdeci ve uyarıcı olarak, gerçekle gönderdik. Geçmiş her ümmet içinde de mutlaka bir uyarıcı buluna gelmiştir. 35/24.

 

Dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik. 25/51.

 

Biz seni sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. 25/56.

TEBLİĞ KARŞILIĞI MENFAAT BEKLENMEZ

 

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

De ki: "Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak, Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum." 25/57.

Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ecri daha iyidir. O, rızk verenlerin en hayırlısıdır. 23/72.


Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar. 23/73–74.

 

PEYGANBERLER VE ÜMMETLER BİRBİRİNİN ŞAHİDİDİR

 

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Her ümmete bir şahit getirdiğimiz ve seni de bunlara şahit getirdiğimiz vakit durumları nasıl olacak? 4/41.


O gün, inkâr edip Peygambere baş kaldırmış olanlar, yerle bir olmayı ne kadar isterler ve Allah'tan bir söz gizleyemezler.* 4/42.

 

O gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'ı indirdik.* 16/89.

 

Allah uğrunda gereği gibi cihat edin. O, sizi seçmiş, babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kuran'da, peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için size Müslüman adını veren O'dur. Artık, namaz kılın, zekât verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!* 22/78.

 

"Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım." 29/50.
Kendilerine okunan bir Kitap'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk için rahmet ve ibret vardır.* 29/51.
De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. O, göklerde ve yerde olanı, batıla inananları ve Allah'ı inkar edenleri bilir." İşte kaybedenler bunlardır. 29/52.

 

PEYGANBER MİLLETİNDEN ŞİKAYETCİ OLACAK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Peygamber: "Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kuran'ı terletmişti" der. 25/30.


Her peygamber için, böylece suçlulardan bir düşman ortaya koyarız. Doğruyu gösterici ve yardımcı olarak, Rabbin yeter. 25/31.

 

TEBLİĞİ KENDİNE GÖREV BİLMEK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Yine bizim yarattığımız insanlardan öyle bir ümmet var ki, onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler. 7/181

 

Onlar Allah’ın gönderdiklerini tebliğ ederler. Allah’tan korkarlar. Allah’tan başka hiçbir kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter.33/39

 

Siz insanlar için çıkarılmış en iyi bir ümmet oldunuz. İyiliği emreder, kötülükten menedersiniz…3/110

 

Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten yasaklayan bir cemaat olsun. İşte kurtuluşa erenler onların ta kendileridir.3/104

   İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdu:

 

"Benden önce Allah'ın gönderdiği her peygamberin mutlaka ümmetinden havarîleri ve arkadaşları olmuştur. Bunlar onun sünnetiyle amel ederler emirlerini de yerine getirirlerdi. Sonra,  bu peygamberlerin ardından öylesi kötüler zuhur etmişti ki, yapmadıklarını söyleyip, kendilerine emredilmeyeni de yapmışlardır. Kim bu güruhla eliyle mücahede ederse mümindir. Kim onunla diliyle mücahede ederse o da mümindir. Kim de onlarla kalbiyle mücahede ederse o da mümindir. Bunun gerisine, artık zerre miktar iman yoktur."

 

Ki onlar (o peygamberler) Allah'ın risaletini tebliğ edenler, O'ndan içleri titreyerek-korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır Hesap görücü olarak Allah yeter (33/39)

 

Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur" (36/17)

 

PEYGANBERİN TEBLİĞ İLE GÖREVLENDİRİLMESİ

 

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım." 15/89.

 

Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni apaçık tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, onun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah kâfirleri doğru yola iletmez. 5/67

Peygamberin görevi sadece tebliğ etmektir. Allah, sizin açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir. 5/99.

 

Biz seni şahit, müjdeci, uyarıcı; Allah'ın izniyle O'na çağıran, nurlandıran bir ışık olarak göndermişizdir. 33/45–46.

 

De ki: "Allah'a itaat edin; Peygambere itaat edin." Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o Peygamber, kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer O'na itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz, Peygambere düşen sadece, apaçık tebliğdir. 24/54.

 

De ki: "Ben ancak korkuyu haber veren bir peygamberim.

O tek ve kahredici olan Allah'tan başka tanrı da yoktur."

    "O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır."

    De ki: "Bu, bir büyük haberdir."

    "Siz ondan yüz çeviriyorsunuz."

    "Münakaşa ederlerken, benim melekler yüksek topluluğuna ait ne bilgim olabilirdi?"

    "Ancak ben açıktan açığa korkutmakla görevli olduğum için o bilgi bana vahye diliyor." 38/ 65–70

 

(Benim görevim,) Yalnızca Allah'tan olanı ve O'nun gönderdiklerini tebliğ etmektir Kim Allah'a ve O'nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır" (72/23)

 

De ki: "Ben, yalnız her şeyin sahibi olan ve bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emr olundum. Müslümanlardan olmakla ve Kuran okumakla emr olundum." Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur, kim sapıtmışsa kendine etmiş olur. De ki: "Ben sadece, uyaranlardan biriyim." 27/91–92.
De ki: "Hamd Allah'a mahsustur. O, ayetlerini size gösterecek, siz de onları bileceksiniz." Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.* 27/93.

 

" (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (el-Enbiyâ 21/107)

 

TEBLİĞDEN MAKSAT KUR’AN-I İNSANLARA DUYURMAK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

(BİZ O RESÜLLERİ) DELİLLER VE KİTAPLARLA (GÖNDERDİK), ONLARA NE İNDİRİLDİĞİNİ İNSANLARA AÇIKLAYASIN DİYE SANA DA ZİKRİ (KUR’AN’I) İNDİRDİK. TA Kİ İYİCE DÜŞÜNSÜNLER. 16/44

 

İŞTE BÖYLECE EMRİMİZDEN BİR RUH’U SANA VAHY ETTİK. SEN KİTAP NEDİR İMAN NEDİR BİLMEZDİN. ANCAK BİZ ONU (KİTABI) KULLARIMIZDAN DİLEDİĞİMİZE, KENDİSİYLE HİDAYETE ERDİRMEMİZ İÇİN BİR NUR KILDIK. ŞÜPHESİZ SEN DOSDOĞRU YOLA GÖTÜRMEKTESİN.42/52

 

KIYAMET GÜNÜ HER ÜMMET İÇİNDE ONLARA KENDİLERİNDEN BİR ŞAHİT GÖNDERDİĞİMİZDE, SENİ DE BUNLAR ÜZERİNE ŞAHİT GETİRDİK. SANA BU KİTABI, HER ŞEYİ AÇIKLAMAK, YOL GÖSTERMEK, RAHMET OLMAK VE MÜSLÜMANLARI MÜJDELEMEK İÇİN İNDİRDİK.16/89

 

O halde, kâfirlere itaat etme.
Onlara karşı bununla (Kur’an’la)
büyük bir cihat yap.25/52

 

Size, Rabbimin mesajlarını ulaştırıyorum. Size, nasihat ediyorum ve sizin bilmediklerinizi Allah tarafından biliyorum. 7/62

 

TEBLİĞCİNİN GÖREVİ HATIRLATMAK

 

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Sen hatırlat. Sen ancak hatırlatıcısın. Sen onlar üzerinde zorba değilsin.88/22-23

 

ÖĞÜT VEREREK

 

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

(EY MUHAMMED!) ÖĞÜDÜN BİR YARARI VARSA ÖĞÜT VER. (ALLAH’TAN) KORKAN ÖĞÜT ALACAKTIR. BEDBAHT OLAN İSE ONDAN KAÇINACAKTIR. 89/9–11

(EY MUHAMMED!) SEN ÖĞÜT VER! ESASEN SEN SADECE ÖĞÜT VERİCİSİN. 88/21

 

Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın.

Yalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de.

Seni en kolay yola muvaffak kılacağız. Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse. Saygısı olan öğüt alacaktır. Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.   87/ 6 -11

 

Haydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak kim yüz çevirir ve kâfir olursa, Allah ona en büyük azap ile azap edecek. Kuşkusuz onlar döne dolaşa bize gelecekler. Sonra da bize hesap verecekler. 88/ 21-26

 

"Sen va'z (ve nasihat et, hatırlat), zira, şübhesiz öğüt mü'minlere fâide verir." (Zâriyât: 51/55 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   7068 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın