• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ali.gulhan.58
  • https://plus.google.com/105781278635982310194/posts
  • https://www.twitter.com/ali69gulhan
ali gulhan

CİHATLA İLGİLİ AYETLER VE HADİSLER

İSLAMDA KUR’AN

 VE SÜNNETE GÖRE CİHAT

 

 

HAZIRLAYAN

ALİ GÜLHAN

 

 

ÖNSÖZ

 

FARKLILIK TANIŞMA SEBEBİDİR KAVGA SEBEBİ DEĞİL

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır. 49/13.

HEP BİRDEN BARIŞA GİRİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey İnananlar! Hep birden barışa girin, şeytana ayak uydurmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır. 2/208.

İslâm'a davet olunduğu halde Allah üzerine yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim toplumu doğru yola iletmez. 61/7

CİHAD KURTULUŞTUR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey inananlar, Allah'tan korkun,

 O'na yaklaşmaya yol arayın.

Ve O'nun yolunda cihad edin ki,

 Kurtuluşa eresiniz. 5/35

Ey İman edenler! Sizi acı bir azabdan kurtaracak ticareti size göstereyim mi? 61/10

Allah'a ve Resulüne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz sizin için en iyisi budur. 61/11

(Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.61/12

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem':

 "Şüphesiz cennet kapıları kılıçların gölgeleri altındadır“ buyurdu

KÖTÜLÜKTEN ALI KOYAN EN HAYIRLI ÜMMET

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, Allah'a inanan hayırlı bir ümmetsiniz. Kitap ehli inanmış olsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu; içlerinde inananlar olmakla beraber, çoğu yoldan çıkmıştır. 3/110.

İnsanlar arasında, Allah'ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır. Allah kullarına karşı şefkatlidir. 2/207.

Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: "Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler: "Allah (yolun)un yardımcıları biziz." dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkâr etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.61/14

ALLAH YOLUNDA CİHAD EDENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

 Ama Bizim uğrumuzda cihat edenleri elbette yollarımıza eriştireceğiz. Allah şüphesiz, iyi davrananlarla beraberdir.* 29/69.

Hakikat, iman edenler, bir de Allah yolunda (yurtlarından) hicret edip de cihad edenler (yok mu?) işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah (müminleri ) hakkıyla yarlıgayıcı, (onları) cidden esirgeyicidir. 2/218

İnanan, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat eden kimselere Allah katında en büyük dereceler vardır. İşte kurtulanlar onlardır. 9/20.

 Rableri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan cennetleri müjdeler. Doğrusu büyük ecir Allah katındadır. 9/21–22.

Gerçekten de iman edip hicret eden, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad veren, onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İman ettiği halde henüz hicret etmemiş olanlar, hicret edinceye kadar onlar üzerinde herhangi bir velayet hakkınız yoktur. Bununla beraber dinde sizden yardım isterlerse, sizinle arasında antlaşma bulunanlar aleyhine bir durum olmadıkça, onlara yardım etmeniz de üzerinize borçtur. Allah bütün yaptıklarınızı görüp duruyor 8/72

Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, elbette Allah, onları güzel bir rızkla rızklandıracaktır. Çünkü Allah rızk verenlerin en hayırlısıdır. 22/58

Allah onları hoşnut olacakları bir yere (cennete) elbette koyacaktır. Şüphesiz Allah Âlimdir (her şeyi bilir) Halimdir, (Kullarına yumuşak davranır.). 22/59

Bu böyledir, kim kendisine yapılan cezaya aynı ile karşılık verir de, sonra yine kendisine zulüm yapılırsa, muhakkak ki, Allah ona yardım eder. Allah şüphesiz çok af edicidir, çok bağışlayıcıdır.22/60

ÜSTÜN BİR AMEL

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey müminler! İster hafif techizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz böylesi sizin için daha hayırlıdır. 9/41

Resûlullah sallallallahu aleyhi ve sellem'e:

Hangi amel daha faziletlidir? diye soruldu.                "Allah'a ve Resûlüne inanmak" buyurdu.
Sonra hangisi? denildi.

"Allah yolunda cihad etmek" karşılığını verdi.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' e gelerek:
–İnsanların hangisi daha üstündür? diye sordu. Peygamberimiz:

–"Allah yolunda canıyla ve malıyla cihad eden kimse"
buyurdu.

Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme. 15/94.

EN GÜZEL ŞEKİLDE ÇAĞIR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir. 16/125.

MÜMİNLERİN KALPLERİNİ BİRBİRİNE ISINDIRDI

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Müminlerin kalplerini birbirlerine O ısındırdı. Yoksa yeryüzünde ne varsa sen hepsini harcasaydın yine de onların kalblerini (böylesine) ısındıramazdın. Lâkin Allah, kalplerini kaynaştırdı. Muhakkak ki, O azizdir, hakimdir.8/63

ALLAH RIZASI İÇİN CAN VERENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

İnsanlar arasında, Allah'ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır. Allah kullarına karşı şefkatlidir.2/207

"İnananlar, ancak Allah'a ve peygamberine inanmış, sonra şüpheye düşmemiş; Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmiş olanlardır. İşte onlar doğru olanlardır." 49/15.

KÂFİRLER İSTEMESEDE ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, Allah da razı olmuyor. Fakat kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamayı diliyor. 9/32

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.61/8

BÜTÜN DİNLERE ÜSTÜN GELMESİ İÇİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

O, hidayete ve hak din ile bütün dinlere üstün gelmesi için Resulü’nü gönderendir. Müşrikler hoşlanmasa da. 9/33

Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini ortada kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur. 2/193.

Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür. 8/39.

Yok vazgeçmez de tekrar eskiye dönerlerse artık bilin ki, Allah sizin yardımcınızdır. O ne güzel mevla, ne güzel yardımcıdır.8/40

Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.48/28

O, Resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, müşrikler istemese de onu, bütün dinlerin üstüne çıkarsın. 61/9

ALLAH YOLUNDA SAVAŞ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, inananları teşvik et; umulur ki Allah, inkâr edenlerin baskınını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir. 4/84.

Allah yolunda savaşın; bilin ki Allah işitir ve bilir. 2/244.

İnananlar Allah yolunda savaşırlar, inkâr edenler ise tağut yolunda harbedenler. Şeytanın dostlarıyla savaşın, esasen şeytanın hilesi zayıftır.* 4/76.

Allah uğrunda gereği gibi cihat edin. O, sizi seçmiş, babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kuran'da, peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için size Müslüman adını veren O'dur. Artık, namaz kılın, zekât verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!* 22/78.

O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galib gelirse, Biz ona büyük bir ecir vereceğiz. 4/74.

Allah uğrunda gerektiği gibi cihad edin. Sizi o seçmiş, babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kur'ân'da, Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, size Müslüman adını veren O'dur. Artık namaz kılın, zekât verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır! 22/78

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“ŞÜPHESİZ, ALLAH’TAN BAŞKA İBADETE MÜSTEHAK İLAH OLMADIĞINA VE GERÇEKTEN BENİM, ALLAH’IN RESÜLÜ OLDUĞUMA ŞAHADET (DİLLERİ İLE İKRAR) EDİP NAMAZI DOSDOĞRU VE ZEKÂTI GEREKTİĞİ ŞEKİLDE İFA EDİNCEYE KADAR İNSANLAR İLE SAVAŞMAM BANA EMREDİLDİ.” Sünen-i nesei 3072

"Allah yolunda cihad edenler için Allah Taâlâ cennette yüz derece hazırlamıştır. Her derecenin arası yerle gök arası kadardır."

"Kim Allah yolunda bir ok atarsa, onun bu hareketi bir köleyi âzat etme sevabına denktir."

–"Kim Allah'ın dini daha yüce olsun diye savaşırsa, sadece o Allah yolundadır" buyurdu.”

CİHAD FARZ KILINDI

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.* 2/216.

Ey Peygamber! İnkârcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür. 9/73.

Nitekim Rabbin seni, hak uğruna savaşmak için evinden çıkarmıştı. Oysa Müslümanların bir kısmı o zaman bundan hoşlanmamışlardı. 8/5

 

KÂFİRLERE BOYUN EĞME CİHADDA SABIR VE SEBAT ET

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Sen, inkarcılara uyma, onlara karşı olanca gücünle mücadele et. 25/52.

Nice peygamber (gelip geçmiş tiki) maiyetinde bir çok alimler muharebe etti de allah yolunda kendilerine gelen (belalar)dan dolayı ne gevşeklik, ne za’f göstermediler, (düşmana) boyunda eğmediler. Allah sabr(-u sebat) edenleri sever.3/146

İşte onların sözü: “Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı yarlığa. (muharabede) ayaklarımızı iyice diret. Kafirler güruhuna karşı bize yardım et” demelerinden başka bir şey değildi.3/147

GERİDE DİNİ TEBLİĞ EDEN BİR GURUP BULUNSUN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Bununla beraber müminlerin hepsinin birden topyekün savaşa katılmaları uygun değildir. Her kabileden bir kısım insanlar da din ilimlerinde derinleşmeli ve kabileleri savaştan dönüp gelince onları uyarmalıdır ki, böylece Allah'ın azabından sakınırlar.  9/122

ALLAH YOLUNDA EZİYET ÇEKENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Rableri onlara şöyle cevap verdi: “Sizden erkek ve kadından amel eden hiçbir kimsenin amelini boşa çıkarmayacağım. Siz birbirinizdensiniz. Hicret (göç) eden, yurtlarından çıkarılan, benim yolumda eziyet çeken, harbeden ve öldürülenlerin kötülüklerini mutlaka örteceğim ve mutlaka onları, Allah katında bir mükâfat olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın güzeli, Allah katındadır.3/195

Onların, Allah yolunda yaptıkları küçük veya büyük her harcama veya geçtikleri her vadi karşılığında, yaptıkları işin daha güzeliyle Allah'ın kendilerini mükâfatlandırması için sevap yazılmaması mümkün değildir.9/121

Medine halkına ve civardaki bedevilere, Resulullah'ın emrine aykırı hareket etmek uygun olmadığı gibi, onun katlandığı zahmetlere öbürlerinin katlanmaya yanaşmamaları da yakışık almaz. Çünkü onların Allah yolunda çektikleri hiçbir susuzluk, hiçbir yorgunluk ve hiçbir açlık, ayrıca kâfirleri öfkelendirecek ayak bastıkları hiçbir yer veya düşmana karşı elde ettikleri hiçbir başarı yoktur ki, karşılığında kendilerine salih bir amel yazılmış olmasın. Çünkü Allah, güzel iş yapanların mükafatını zayi etmez. 9/120

Yine bedevilerden kimi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır ve harcadığını Allah katında yakınlıklara ve Peygamber'in dualarını almaya vesile sayar. Gerçekten de bu, onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti içine koyacaktır. Şüphesiz ki, Allah bağışlayıcıdır ve rahmet edicidir. 9/99

And olsun, eğer ölür veya Allah yolunda öldürülürseniz muhakkak ki Allah’ın huzurunda toplanacak, hesaba çekileceksiniz.3/158

Kendi katından derece, derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir. Öyle ya, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.4/96

Çünkü Allah sadıklara sadakatleriyle mükafat verecek, dilerse münafıklara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcıdır. Çok merhamet edicidir.33/24

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Allah Teâlâ kendi yolunda cihada çıkan kimseye, onu sadece benim yolumda cihad, bana îman, benim resullerimi tasdîk yola çıkarmıştır, buyurarak kefil olur. Allah, o kimseyi şehid olursa cennete koymaya, gazi olursa manevî ecre ve dünyalık ganimete kavuşmuş olarak, evine döndürmeye kefil olmuştur. Muhammed'in canını kudretiyle elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda açılan bir yara, kıyamet gününde açıldığı gündeki şekliyle gelir: Rengi kan rengi, kokusu misk kokusudur. Muhammed'in canını kudretiyle elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, eğer Müslümanlara zor gelmeseydi, Allah yolunda cihada çıkan hiçbir seriyyenin arkasında asla oturup kalmazdım. Fakat maddî güç bulamıyorum ki onları sevk edeyim, onlar da bu gücü bulamıyorlar. Benden ayrılıp geride kalmak ise onlara zor geliyor. Muhammed'in canını elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda cihad edip öldürülmeyi, sonra cihad edip yine öldürülmeyi, sonra tekrar cihad edip tekrar öldürülmeyi çok arzu ederdim."

"Allah yolunda ayakları tozlanan bir kula cehennem ateşi dokunmaz."

CİHADA HAZIRLIK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onlara gücünüz yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın ki onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı, Allah’ın bildiği, sizin bilemediğiniz (düşmanları) ve onlardan başkalarını korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız size tam olarak verilir. Ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.8/60

Ey İnananlar! İhtiyatlı davranın, bölük, bölük veya hep birden savaşa gidin. 4/71.

Siz de gücünüzün yettiği kadar onlara karşı her çeşitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazırlayın ki, onlarla hem Allah'ın düşmanlarını, hem de kendi düşmanlarınızı, ayrıca Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız onun sevabı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.8/60

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Yakında size birçok yerlerin fethi nasip olacaktır. Allah size yeter. Sizden biriniz oklarıyla talim yapmaktan bıkıp usanmasın."

"Allah Teâlâ bir ok sebebiyle üç kimseyi cennete koyar: Hayır ve sevap umarak o oku yapan sanatkârı, bu oku Allah yolunda atanı, oku atana yardımcı olanı. Atıcılık ve binicilik öğreniniz. Atıcılık öğrenmeniz binicilik öğrenmenizden bana göre daha sevimlidir. Kim kendisine atıcılık öğretildikten sonra ondan yüz çevirirse, Allah'ın kendisine ihsan ettiği nimete karşı şükrünü terk etmiş veya küfrân–ı nimet etmiş olur."

"Düşmanlarınız için elinizden geldiği, gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayınız. Dikkat ediniz! Kuvvet atmaktır; kuvvet atmaktır; kuvvet atmaktır"

MUHACİR VE ENSAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe inanan, sarf ettiğini, Allah katında ibadet ve Peygamberin dualarına nail olmağa vesile sayanlar da vardır. Bilin ki, verdikleri onlar için ibadettir. Allah, onlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.* 9/99.
İyilik yarışında önceliği kazanan Muhacirler ve Ensar ile, onlara güzelce uyanlardan Allah hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnuddurlar. Allah onlara, içinde temelli ve ebedi kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır; işte büyük kurtuluş budur 9/100.

Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kuran'da söz verilmiş bir hak olarak cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır. 9/111.
Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olanı buyurup fenalığı yasak eden ve Allah'ın yasalarını koruyan müminlere de müjdele. 9/112.

CIHADDA MALINDAN FEDAKÂRLIK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah'a ve Peygamberine inanırsınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihat edersiniz; bilseniz, bu sizin için en iyi yoldur. 61/11.

Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz? İçinizden Mekke'nin fethinden önce sarfeden ve savaşan kimseler, daha sonra sarfedip savaşan kimselerle bir değildirler, öncekiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine cenneti vadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.* 57/10.

Ey inananlar! Sizi can yakıcı bir azabdan kurtaracak, kazançlı bir yolu size göstereyim mi? 61/10.
Allah'a ve Peygamberine inanırsınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihat edersiniz; bilseniz, bu sizin için en iyi yoldur. 61/11.

Neden siz Allah yolunda harcamayasınız ki? Göklerin ve yerin mirası zaten Allah'ındır. Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savaşan bir olmaz. Onların derecesi, sonradan infak eden ve savaşanlardan daha büyüktür. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel sonucu vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.57/10

Kimdir o, Allah'a güzel bir borç verecek olan ki, Allah da onun verdiğini kat, kat artırsın ve onun için şerefli bir mükâfat da versin. 57/11

Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez. 47/36

Eğer sizden onların tamamını isteyip de sizi zorlasaydı cimrilik ederdiniz. Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı. 47/37

İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk'tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar. 47/38

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Allah yolunda malını harcayana, harcadığının yedi yüz misli ecir verilir."

Fakat Peygamber ve onunla beraber olan müminler mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır. Murada erenler de işte onlardır. 9/88

Allah onlara, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İçlerinde ebedi kalacaklar. İşte o büyük kurtuluş budur.9/-89

CİHADDA CESUR DAVRANMAK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

"Müminler içinde öyle yiğit erkekler vardır ki, Allah'a verdikleri sözlerinde durdular. Onlardan kimi ahdini yerine getirdi (çarpışıp şehit düştü), kimi de sırasını bekliyor. Bunlar sözlerini asla değiştirmemişlerdir." Ahzâb: 33/23

Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme. 15/94.

 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"İnsanların en hayırlı geçim yolu tutanlarından biri, Allah yolunda atının dizginine yapışıp, onun üzerinde âdeta uçan kimsedir. Düşman geldiğine dair bir ses veya düşman üzerine hücum feryadı işittiğinde, düşmanın bulunması muhtemel yerlere atının üzerinde uçarcasına saldırıp, öldürmeyi ve ölmeyi göze alır. Bir diğeri de,(FİTNE ZAMANINDA) bir tepenin başında veya bir vadinin içinde koyuncuklarının arasında namazını kılan, zekâtını veren ve kendisine ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet eden kimsedir. İnsanlardan ancak bu şekilde yaşayan kimseler hayırdadır."

      "İki göze cehennem ateşi dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet bekleyerek geceleyen göz."

"Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz. Karşılaştığınız zaman da sabır ve sebat gösteriniz."

BİRBİRİNİZLE ÇEKİŞMEYİN, KORKUYA KAPILIRSINIZ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah'a ve Peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir. 8/46.

SIMSIKI ALLAH’IN İPİNE SARILIN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar. 3/103.

Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde çarpışanları sever. 61/4.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Gelecekte ümmetim içerisinde fitneler olacak, müslümanlar toplu ve birlik halinde iken kim müslümanların birliğini bozmak isterse, onun boynunu kılıçla vurun. Kim olursa olsun. Ebu DAVUT 4762

KENDİSİNİ ALLAH’A SATANLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alış-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur. 9/111

(Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o müminlere, müjde!9/112

Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.33/23

DÜŞMANI TAKİPTE GEVŞEKLİK ETMEYİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Düşman milleti kovalamakta gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar; oysa siz Allah'tan onların beklemedikleri şeyleri bekliyorsunuz. Allah Bilendir, Hakim olandır.* 4/104.

DÜŞMANLAR CİZYE VERİNCEYE KADAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamberinin haram kıldığını haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.* 9/29.

ŞEHİTLİK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah yolunda öldürülenlere "Ölüler" demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz. 2/154. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayınız. Bilakis diridirler, Rableri katında rızıklandırılırlar.3/169

Allah’ın onlara fazlu-ihsanından verdiği ile sevinçlidirler ve onlara arkalarından henüz katılmayan (gazi)lere: “onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzunda olmazlar” diye müjde vermek isterler.3/170

Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, size Allah'tan onların topladıklarından hayırlı bir mağfiret ve rahmet vardır. 3/157.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Allah Taâlâ'dan bütün kalbiyle şehitlik dileyen bir kimse, yatağında ölse bile, Allah ona şehitlik mertebesine ulaştırır."

"Bu gece rüyamda iki adam gördüm. Yanıma gelip beni bir ağaca çıkardılar, sonra da bir eve götürdüler. O ev, şimdiye kadar benzerini görmediğim güzellik ve değerde idi. Sonra o iki kişi bana:

Bu eşsiz ev, şehitler sarayıdır, dedi."

"Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister."

“Her ölen kimsenin amel defteri kapanır ancak Allah yolunda kalbi cihâda bağlı olarak ölen kimse müstesna onun ameli kıyamet gününe kadar çoğalıp artar ve o kimse kabir fitnesinden de güvendedir.”

MÜCAHİD

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 “Mûcâhid nefsinin isteklerine karşı cihâd ederek günahlardan uzak durmak için mücadele eden kimsedir.”

“Her kim Allah yolunda savaşacak olan bir mücahidi gerekli silah, binit ve malzeme ile donatacak olursa bizzat kendisi savaş yapmış gibi sevap kazanır. Her kimde savaşa çıkan bir mücahidin çoluk çocuğunun ihtiyaçlarını karşılarsa yine o da savaş yapmış gibi sevap kazanır.”

"Sadakaların en faziletlisi Allah yolunda kurulan bir çadırın gölgesi, Allah yolundaki bir mücahide verilen hizmetçi ve Allah yolunda bağışlanmış bir erkek devedir."

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Benî Lihyân üzerine asker gönderdi ve:

“İki erkekten biri cihada gitsin; elde edilecek sevap ikisi arasında ortaktır" buyurdu.

"Gazve dönüşü de sevap açısından gazveye gidiş gibidir

"Sizden biriniz karıncanın ısırmasından ne kadar acı duyarsa, şehit olan kimse de ölümden ancak o kadar acı duyar."

"Şehitliği gönülden arzu eden bir kimse, şehit olmasa bile sevabına nâil olur."

"İki dua reddolunmaz veya pek nadir reddolunur: Bunlar ezan okunurken yapılan dua ile savaş anında düşmanla boğaz boğaza gelindiği sırada yapılan duadır."

ALLAH’A VE PEYGANBERE İTAAT EDİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

De ki: Allah'a itaat edin; Peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamberin sorumluluğu kendine yüklenen, sizin sorumluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır. 24/54

Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve geçirdikleri korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağnı vaad etti. Çünkü onlar bana kulluk ederler. Hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır. 24/55

Hem namazı kılın, zekâtı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz. 24/56

Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın. 47/33

Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah'a ve Resul'e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinkes O'nun huzurunda toplanacaksınız.8/24

CİHADDA EMİRE İTAAT

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler, Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. İşitip durduğunuz halde onun emirlerinden yüz çevirmeyin! 8/20

Ve işitmedikleri halde "işittik" diyenler gibi olmayın!8/21

Ey İnananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.* 4/59.

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

(KÂFİRLERLE) CIHADA ÇIKMANIZ CİHAT EMİRİNCE İSTENDİĞİ ZAMAN CIHADA ÇIKINIZ.

İbni mace 2773

İyi olsun kötü olsun, her Müslüman emirle birlikte cihad size vaciptir.

 Ebu Davud 2533

“Üç kişi sefere çıktığı vakit, içlerinden birini emir (başkan) tayin etsinler.” Ebu Davut 2608

“Müslüman kişinin bir günah işlemekle emrolunması durumu dışında hoşlandığı veya hoşlanmadığı hususlarda (müslüman amirlerinin emirlerine) itaat etmesi vaciptir. Bir günah işlemekle emrolunduğu zaman (hiçbir amiri) dinlemek veya itaat etmek yoktur.” İbn-i Mace 2864

Takvaya yapışınız ve başınızdaki halife siyah bir köle dahi olsa onu dinleyip itaat etmeye sarılınız. Siz benden sonra şiddetli ihtilafı göreceksiniz. Onun için benim sünnetime ve hidayete mazhar kılınmış olan hulefa’yı Raşidin’in sünnetlerine yapışınız. Bu sünnetleri dişlerinizle tutar gibi sıkıca tutunuz.ihdas edilen(dinde dayanağı olmayan) şeylerden sakınınız. Çünkü her bid’at dalalettir.

 (İbn-i Mace 42)

EĞER ÜZERİNİZE HABEŞİ VE BURUNU, KULAĞI KESİK BİR KÖLE EMİR TAYİN EDİLSE, O SİZİ ALLAH’IN KİTABI İLE SEVK VE İDARE ETTİĞİ SÜRECE SİZ ONUN EMİRLERİNİ DİNLEYİNİZ VE (ONA) İTAAT EDİNİZ. HADİS

MASİYETLE EMROLUNMADIKÇA MÜSLÜMAN ADAMA SEVDİĞİ VEYA SEVMEDİĞİ YERDE AMİRE İTAAT VE SÖZÜNÜ DİNLEMEK GEREKLİDİR. MASİYETLE EMRETTİĞİNDE İTAAT VE DİNLEMEK YOKTUR.

 Ebu Davut 2626

Benden sonra sünneti (yani yolumu) söndüren, bid’at ile amel eden ve namazları vakitlerinden geciktiren bir takım adamlar sizlerin işlerinizi tedvir edecekler (yani başınıza geçecekler)dir, buyurdu.

Bunun üzerine ben: Ya Resülüllah ; EĞER BEN ONLARIN ZANANINA ULAŞIRSAM NASIL YAPAYIM? DİYE SORDUM.:

YA İBN-İ ABD-İ ÜM! SEN BANA NASIL YAPACAĞINI SORUYORSUN? ALLAH’A İSYAN EDEN KİMSEYE İTAAT ETMEK YOKTUR, BUYURDU.

 İbn-i Mace 2865

RESULÜLLAH S.A.V. ŞÖYLE BUYURDU; “ SİZİNLE ZAMANIN DURUMU NASIL OLACAK? VEYA YAKINDA BİR ZAMAN GELECEK İNSANLAR ARADA KALBURLANIRCASINA AYIKLANACAK (İYİLER GİDECEK) REZİLLER KALACAK, ŞÖYLE BİRBİRLERİNE GİRECEKLER.” BUYURUP PARMAKLARINI BİRBİRİNE KENETLEDİ. DEDİLER Kİ; BİZE NE YAPMAMIZI TAVSİYE EDERSİNİZ. EY ALLAH’IN RESÜLÜ? RESÜLÜLLAH S.A.V. “MARUF OLANI ALIRSINIZ, MÜNKER OLANI TERKEDERSİNİZ, İÇİNİZDEN SEÇKİN KİMSELERİN EMRİNİ KABUL EDERSİNİZ, İLİMDEN MAHRUM OLANLARIN EMRİNİ TERK EDERSİNİZ” BUYURDU. (Ebu Davut 4342)

ALLAH’A VE RESÜLE HAİNLİK ETMEYİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler! Allah'a ve Resul'e hainlik etmeyiniz ki, bile bile kendi emanetlerinize hıyanet etmiş olmayasınız.8/27

Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka birşey değildir. Allah katında büyük ecir vardır.8/28

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size bir furkan (hakkı batıldan ayırdedecek bir anlayış) verir ve günahlarınızı örtbas eder, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.8/29

AŞIRI GİTMEYİN VE HADDİ AŞMAYIN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Bunun içindir ki, İsrail oğulları'na: "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler. 5/32

ALLAH TUZAKLARIN EN HAYIRLISINI KURAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar.8/30

SAVAŞTAN KORKANLAR    

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Kendilerine, "Ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?" derler. Onlara de ki: "Dünya zevki ne de olsa azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez." 4/77

Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! Bizleri bu halkı zalim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda çarpışmıyorsunuz?4/75

Yakında Arâbilerden geri kalmış olanlar sana diyecekler ki, "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile." Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir? Hayır! Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 48/11

Aslında siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz. 48/12

Kim Allah'a ve Resulüne iman etmezse şüphesiz biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.

48/13

Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah'ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.47/21

Nitekim Rabbin seni, hak uğruna savaşmak için evinden çıkarmıştı. Oysa Müslümanların bir kısmı o zaman bundan hoşlanmamışlardı. 8/5

Ve gerçek, gün gibi açığa çıktıktan sonra bile seninle münakaşaya devam etmişlerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.8/6

İşte o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya kureyş ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacaktı. Siz ise arzu ediyordunuz ki, şanı ve şerefi olmayan şey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakkı yerine oturtmak ve kâfirlerin arkasını kesmek istiyordu. Ki, hakkın hak olduğunu tanıtsın ve batılı büsbütün yok etsin, varsın o günahkârlar istemesin.8/7-8

SAVAŞTA TEDBİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.4/102

Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır. 4/101

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Harp hileden ibarettir."

SAVAŞTA ARKANIZI DÖNÜP KAÇMAYIN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler! Toplu olarak kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın). 8/15

Böyle bir günde her kim onlara, tekrar dönüp çarpışmak için geri çekilmek veya diğer bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri dışında, arkasını dönerse, muhakkak Allah'dan bir gazaba uğramış olur ve varacağı yer cehennemdir, orası da ne kötü bir akıbettir.8/16

FİTNEDEN SAKININ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.8/25

CİHADDAN KAÇMAK İÇİN MÜMİNLER İZİN İSTEMEZ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah'a ve ahiret gününe inananlar, mallariyle, canlariyle savaşmak istediklerinden ötürü geri kalmak için senden izin istemezler. Allah sakınanları bilir. 9/44.

TEVBESİ KABUL EDİLENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Andolsun ki, Allah, yine peygambere ve en zor gününde ona uyan Muhacirler'le Ensar'a, içlerinden bir kısmının kalbleri az kalsın kayacak gibi olmuşken, tevbe nasip etti de lutfedip tevbelerini kabul buyurdu. Çünkü O, gerçekten çok şefkatli, çok bağışlayıcıdır. 9/117

Allah, haklarında hüküm beklenen o üç kişiyi de bağışladı. Çünkü o derece bunalmışlardı ki, yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmeye başlamıştı, vicdanları da kendilerini sıkıntıya sokmuştu. Allah'dan kurtuluşun, ancak Allah'a sığınmakta olduğunu anlamışlardı. Sonra da Allah, onları tevbekâr olmaya muvaffak kıldı da tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz ki Allah, tevbeleri çok çok kabul edendir, çok merhametli olandır.9/118

ÖZRÜ KABUL EDİLENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah ve Resulü adına nasihat ettikleri takdirde ne zayıflara, ne hastalara, ne de verecek birşey bulamayan yoksullara savaştan kalmaktan dolayı bir günah yoktur. İyilik edenleri ayıplamaya bir yol yoktur. Allah gafurdur, rahîmdir. 9/91

Kendilerini bindirip savaşa gönderesin diye gönüllü olarak sana geldiklerinde, "Sizi bindirecek birşey bulamıyorum." dediğin zaman, bu uğurda harcayacakları birşey bulamadıklarından dolayı üzülüp gözlerinden yaş döke döke geri dönüp gidenlere de bir günah yoktur.9/92

Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç... 4/98

Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır. 4/99

Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır. 48/17

MÜMİNLERDEN OTURANLARLA CİHAD EDENLER BİR DEĞİLLERDİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlardan üstün kıldı. Allah onların hepsine de cenneti vaad etmiştir. Bununla beraber Allah mücahitlere, oturanların üzerinde büyük bir ecir vermiştir.4/95

Kendi katından derece, derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir. Öyle ya, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. 4/96

ALLAH YOLUNDA HİCRET EDENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.4/100

İman edip de hicret edip, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler. İşte bunlar murada ermiş olan mutlu kullardır. 9/20

Rableri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan cennetleri müjdeler. Doğrusu büyük ecir Allah katındadır. 9/21-22.
Bu yüzden Allah onlara dünya nimetini de ahiret nimetini de fazlasıyla verdi. Allah işlerini iyi yapanları sever.* 3/148.

DÜNYA SEVGİSİ SİZİ CİHADDAN ALIKOYMASIN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda cihada çıkın." denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki ahiretin yanında ancak pek az bir şeydir. 9/38

Çıkmazsanız Allah size can yakıcı azabla azabeder ve yerinize başka bir millet getirir. O'na bir şey de yapamazsınız. Allah her şeye kadirdir. 9/39.

De ki: "Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allah'ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez."* 9/24.

Melekler, kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında, onlara, "Ne işte idiniz?" derler. Onlar da: "Biz yer yüzünde zayıf kimselerdik." derler. Melekler: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir. 4/97

CİHAD EDEN KENDİSİ İÇİN YAPAR BAŞA KAKMAZ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Cihad eden ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnidir. 29/6

Mallarını Allah yolunda sarfedip sonra sarfettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. 2/262.

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter. 4/132

Ey insanlar! Eğer Allah dilerse sizi giderir de başkalarını getirir. Ve Allah, buna kadirdir. 4/133

Ama Bizim uğrumuzda cihat edenleri elbette yollarımıza eriştireceğiz. Allah şüphesiz, iyi davrananlarla beraberdir.* 29/69

DÜNYA VE AHİRET NİMETİ ALLAH’A AİTTİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Kim dünya nimetini isterse, bilsin ki dünya ve ahiret nimeti Allah katındadır. Allah her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi görendir.4/135

Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.48/7

Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.48/8

Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz ve bunu takviye edip, O'na saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tespih edesiniz.48/9

 

KÂFİRLERİN ARZU VE HEVESİNE UYMA

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.5/48

Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden yüz çevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır. 5/49

Yoksa cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesinlikle bilen bir toplum için Allah'tan daha güzel hüküm veren kim olabilir?5/50

MÜMİNLER VERDİĞİ AHDİ BOZMASINLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.48/10

RESÜLÜLLAH EN GÜZEL ÖRNEK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Şanım hakkı için muhakkak ki size Resullulah'da pek güzel bir örnek vardır. Allah'a ve son güne ümit besler olup da Allah'ı çok zikreden kimseler için.33/21

Müminler, ahzabı (düşman birliklerini) gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söyledi." dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.33/22

AKRABANIZ İMANA KARŞI KÜFÜRDEN HOŞLANIYORSA

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar da zalimlerin ta kendileridir.9/23

CIHADDAN DAHA SEVİMLİ İSE

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onlara de ki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler ve meskenler, size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet nasip etmez. 9/24

MÜMİNLER KARDEŞTİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Müminler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’tan sakının ki, merhamet olunasınız.49/10

O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır. 8/74

Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah her şeyi bilir8/75

Kâfirler de aslında birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz de öyle yapmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar. 8/73

İNEN HER AYET MÜMİNLERİN İMANINI ARTIRIR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Bir sûre indirildiği zaman, içlerinden biri çıkar, "Bu sûre hanginizin imanını arttırdı?" der. Fakat müminlere gelince, aslında her inen sûre onların imanını arttırmıştır ve onlar sürekli olarak müjdelenip duruyorlar. 9/124

SAVAŞTA ALLAH’A GÜVEN VE TEVEKKÜL ET

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur; eğer sizi yardımsız bırakıverirse, O'ndan başka size yardım edecek kimdir? İnananlar yalnız Allah'a güvensinler. 3/160.

De ki: "Hiçbir zaman bize Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim mevlamızdır. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler." 9/51

Andolsun o ağacın altında (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş onlara güven indirmiş ve onları pek yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır. 48/18

Allah onları elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandırdı. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. 48/19

Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir.

Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder. 48/2–3

İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, herşeyi hikmetle yapandır.48/4

Mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur. 48/5

O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, câhiliyet taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi. Onları takva sözü üzerinde durdurdu. Zaten onlar buna pek layık ve ehil kimselerdi. Allah herşeyi bilendir.48/26

Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinzi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi. 48/27

CİHADLA İMTİHAN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Sizden önce gelenlerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı; iyi bilin ki Allah'ın yardımı şüphesiz yakındır. 2/214.

Yoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri belirtmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz? 3/142.

Yoksa siz hep kendi halinize terk olunacağınızı mı sandınız? Allah'ın, içinizden cihad edenleri ve Allah'tan, Resulü'nden, müminlerden başka kimseye sığınmayan ve başkaca sığınacak bir yer aramayanları görmediğini mi (zannediyorsunuz)? Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.9/16

And olsun ki sizi, içinizden cihada çıkanları ve sabredenleri meydana çıkarana ve haberlerinizi açıklayana kadar deneyeceğiz. 47/31

Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenleri müjdele. 2/155.

CİHADDA KENDİ GÜCÜNE VE

ÇOKLUĞUNA GÜVENMEK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

İnkâr kabul etmez bir durumdur ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Özellikle Huneyn Günü ki, o gün kendi çokluğunuz size güven vermişti de o gün size onun bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak gerisin geri dönüp kaçmaya başlamıştınız. 9/25

Sonra Allah, Resulünün üzerine ve müminlerin üzerine sekinetini (kalplere huzur veren rahmetini) indirdi ve gözle görmediğiniz ordular indirdi de kendisini tanımayan kâfirleri azaba uğrattı. Ve o kâfirlerin cezası işte budur. 9/26

KÂFİRLERDEN KORKMAYIN ALLAH’TAN KORKUN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

İŞTE O ŞEYTAN ANCAK KENDİ DOSTLARINI KORKUTUR (veya dostlarının toplandığını haber vermekle sizi korkutan ancak şeytandır.) onlardan korkmayın benden korkun, eğer mü’min iseniz.3/175

Ey İnananlar! Allah'tan sakının, O'na ulaşmaya yol arayın, yolunda cihad edin ki kurtulasınız. 5/35.

CİHADDA GEVŞEKLİK ETMEYİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onun için (ey müminler, düşmanla savaşırken) gevşeklik etmeyin sizler daha üstün iken barış istemek zorunda kalmayasınız. Allah sizinledir ve asla sizin amellerinizin mükafatını eksiltmez.47/35

Ey İnananlar! Sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihada hazır bulunun, Allah'a karşı gelmekten sakının ki başarıya erişebilesiniz.* 3/200.

Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.47/35

Ey iman edenler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz.8/45

KÂFİRLERE KARŞI ÇETİN KENDİ ARALARINDA MERHAMETLİ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir. 48/29

GERÇEK MÜMİNLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Gerçek müminler ancak Allah'a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır. 49/15

KİM DİNİNDEN DÖNERSE BİLSİNKİ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey İnananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, sevdiği ve onların O'nu sevdiği, inananlara karşı alçak gönüllü, inkarcılara karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden, yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah her şeyi kaplar ve bilir. 5/54.

SAVAŞTA ALLAH’TAN YARDIM İSTEME

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

O vakit siz Rabbinizden yardım diliyordunuz. O da: "Ben işte ardarda bin melekle size yardım ediyorum" diye duanızı kabul buyurmuştu. 8/9

MÜMİNLERİ CİHADA TEŞVİK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.8/65

Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle ikibin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.8/66

ZAFER ALLAH’TANDIR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Bunu da Allah size sırf bir müjde olsun ve bununla kalbleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa zafer ancak Allah katındandır. Gerçekten Allah mutlak galiptir ve hikmet sahibidir.8/10

Gördünüz ya, Allah, kâfirlerin kurduğu tuzağı işte böyle boşa çıkarır.8/18

O vakit siz vadinin yakın bir yamacında idiniz, onlarsa uzak yamacında idiler. Kervan da sizden daha aşağıda idi. Öyle ki, şayet onlarla sözleşmiş olsaydınız, öyle bir buluşma yeri için mutlaka anlaşmazlık çıkarırdınız. Fakat olması gereken (zafer)in olması için Allah böyle takdir etti. Tâ ki, helak olan apaçık bir delil gördükten sonra helak olsun, sağ kalanlar da yine apaçık bir delilden sonra yaşasın. Kesindir ki Allah, işitendir, bilendir.8/42

Fetih istiyorsanız, işte size fetih gelmiştir, eğer aşırı gitmez de son verirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır. Yok eğer dönerseniz, biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez. İyi biliniz ki, Allah müminlerle beraberdir. 8/19

EY İMAN EDENLER! EĞER ALLAH’A (DİNİNE) YARDIM EDERSENİZ, O, SİZE ZAFER VERİR VE AYAKLARINIZI (SAVAŞTA) KAYDIRMAZ.47/7

Seveceğiniz bir şey daha var:

Allah'tan yardım ve yakın bir fetih..

 Müminleri müjdele. 61/13

Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.48/1

Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir.

Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.48/2-3

ALLAH’IN YARDIMI

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

O sırada size, yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu. 8/11

İşte o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüreğine korku salacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, parmaklarına, parmaklarına vurun". 8/12

Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir.8/17

Düşünün ve hatırlayın o zamanları ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azınlıktınız. İnsanların sizi hırpalamasından korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barındırdı ve sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi ve şükretmeniz için temizlerinden rızk verdi. 8/26

Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onları az gösteriyordu. Eğer Allah sana onları kalabalık gösterseydi korkacaktınız ve savaş konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz. Fakat Allah böyle bir şeyden sizi uzak tuttu. Çünkü O, gönüllerde yatanı da bilir.8/43

Ve işte onlarla karşılaştığınız vakit onları sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah o mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah'a döndürülür.8/44

Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vura vura ve "Tadın bakalım cehennem azabını!" diye, diye canlarını alırken hallerini bir görmeliydin.8/50

Şüphesiz Allah inananları savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez. 22/38

Ey Peygamber! Sana Allah yetişir, arkandan gelen müminlerle beraber.8/64

Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, Allah ona yardım eder. Hani o kâfirler, onu Mekke'den çıkardıkları vakit sadece iki kişiden biri iken, ikisi de mağarada bulundukları sırada arkadaşına "Üzülme, çünkü Allah bizimledir." diyordu. Allah onun kalbine sükûnet ve kuvvet indirmişti ve onu görmediğiniz bir orduyla desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştı. Yüce olan Allah'ın kelimesidir. Ve Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.9/40

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. 47/7

MÜMİN KARDEŞİNİ KENDİ NEFSİNDEN ÜSTÜN GÖRENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ve onlardan önce o yurda yerleşen imana sarılanlar kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi, onları öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar umduklarına erenlerdir. 59/9

MÜMİNİ KÂFİRDEN AYIRMAK İÇİN ARAŞTIRIN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey İman edenler! Allah yolunda cihada çıktığınız zaman, mümini kâfirden ayırmak için iyice araştırın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının menfaatini gözeterek, "Sen mümin değilsin" demeyin. Allah katında çok ganimetler var. İslâm'a ilk önce girdiğiniz zaman siz de öyle idiniz. Sonra Allah size lutufta bulundu. Onun için iyice araştırın. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. 4/94

ALLAH VE RESÜLÜNE KARŞI GELENLERE ALLAH’IN YARDIMI YOK

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Çünkü onlar Allah'a ve Resulüne karşı geldiler. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, bilsin ki Allah'ın azabı çok çetindir. 8/13

İşte gördünüz ya, şimdilik siz bunu tadın, şu da kesindir ki, ahirette kâfirlere cehennem azabı vardır.8/14

İşte bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur. Hiç şüphesiz Allah, kullarına hiçbir şekilde zalim biri değildir.8/51

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi onlar da Allah'ın âyetlerini tanımadılar, Allah da kendilerini günahları yüzünden tutuklayıverdi. Çünkü Allah çok kuvvetli ve azabı çok çetin olandır.8/52

Bu, Allah'ın bir kavme verdiği nimeti, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten, herşeyi bilendir.8/53

Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. 3/111.

De ki: "Siz bizde iki güzelliğin (Zafer veya şehitliğin) birinden başkasını mı gözetirsiniz? Biz ise size Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle bir azap indirmesini gözetiyoruz. Haydi siz gözetedurun, biz de sizinle beraber gözetmekteyiz." 9/52

Hem Allah kâfirleri herhangi bir hayra ulaşmadan hınçlarıyle defetti. Bu şekilde Allah, müminlere savaşta kâfi geldi. Allah çok güçlüdür, çok üstündür.33/23

SAVAŞ İZNİ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Kendilerine savaş açılan kimselere (kâfirlere karşı koymak için) izin verildi. Çünkü onlar zulme uğradılar. Şüphesiz Allah onları zafere ulaştırmaya kadirdir. 22/39

İsteyen, istemeyen, hepiniz savaşa çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Bilirseniz bu sizin için hayırlıdır. 9/41.

Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz. 47/4.

Ey Peygamber! Kâfirler ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer, ne de kötüdür! 66/9

Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir! 48/6

Ey Muhammed! Bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir. 47/19

Sizinle harp edenlerle, Allah yolunda siz de harp ediniz, aşırı gitmeyin. şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez. 2/190

MÜŞRİKLERDEN AMAN DİLEYENE

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Eğer (taruza uğrayan) müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver, ta ki Allah’ın kelamını dinlesin. Sonra onu, emin olduğu yere kadar, (İslamı kabul etmemişse), selamete ulaştır. Çünkü bunlar, gerçeği bilmez bir kavimdirler.9/6

Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir. 8/60.

 Eğer onlar barıştan yana olurlarsa, sen de barıştan yana ol! Ve Allah'a güven. Çünkü işiten ve bilen O'dur. 8/61

Eğer sana hile yapmak isterlerse, muhakkak ki sana Allah yeter. Seni yardımıyla ve müminlerle güçlendirecek olan O'dur. 8/62

SAVAŞTAN KAÇINAN MÜNAFIKLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler. 9/45.
Eğer savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah davranışlarını beğenmedi de onları alıkoydu. "Acizlerle beraber oturun" denildi. 9/46.
Aranızda savaşa çıkmış olsalardı, ancak sizi bozmağa çalışırlar ve fitneye düşürmek için aranıza sokulurlardı. İçinizde onlara kulak verenler var. Allah kendilerine yazık edenleri bilir. 9/47.
And olsun ki, daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı, sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı, Allah'ın emri üstün geldi. 9/48.
Onlardan, "Bana izin ver, beni fitneye düşürme" diyen vardır. Bilin ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdi. Cehennem, inkâr edenleri şüphesiz kuşatacaktır. 9/49.
Sana bir iyilik gelince onların fenasına gider; bir kötülük gelse, "Biz önceden ihtiyatlı davrandık" derler, sevinerek dönüp giderler. 9/50.
De ki: "Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O bizim Mevla’mızdır, inananlar Allah'a güvensin." 9/51.
De ki: "Bize iki iyiden, gazilik ve şehitlikten başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz Allah'ın kendi katından veya elimizle, sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyiniz, doğrusu biz de sizinle birlikte beklemekteyiz." 9/52.
De ki: "İstekli yahut isteksiz olarak verin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz şüphesiz fasık bir topluluksunuz." 9/53.
Verdiklerinin kabul olunmasına engel olan, Allah'ı ve Peygamberini inkâr etmeleri, namaza tembel, tembel gelmeleri, istemeye, istemeye vermeleridir. 9/54.
Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azab etmek ve canlarının inkârcı olarak çıkmasını ister. 9/55.
Sizden olmadıkları halde, sizinle beraber olduklarına Allah'a yemin ederler. Oysa onlar korkak bir topluluktur. 9/56.
Bir sığınak veya mağara yahut girecek bir yer bulmuş olsalardı, çarçabuk oraya yönelirlerdi. 9/57

O sırada münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, (Müslümanlar hakkında) "şu adamları dinleri aldattı" diyorlardı. Oysa her kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki, Allah galiptir, güçlüdür ve hikmet sahibidir.8/49

O münafıklara şunu da de ki; gerek isteyerek, gerek istemeyerek infak edip durun. O infak ettikleriniz sizden hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık bir kavimsiniz. 9/53

İnfakların onlardan kabul olunmamasına sebep, gerçekte Allah'a ve Resulüne inanmamaları, namaza ancak üşene üşene gelmeleri, verdiklerini de ancak istemeye istemeye vermeleridir.9/54

Münafıkların, kitap ehlinden inkar eden dostlarına "Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa tutuşursanız, mutlaka yardım ederiz." dediklerini görmedin mi? Allah, onların yalancı olduklarına şahitlik eder.59/11

Andolsun eğer onlar, çıkarılırsalar, onlarla beraber çıkmazlar; savaşa tutuşmuş olsalar, onlara yardım etmezler; yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez. 59/12

MÜMİNLERDEN KORKARLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onların kalblerinde sizin korkunuz, Allah'ın korkusundan fazladır. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.59/13

Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar,

 ancak, müstahkem şehirlerde yahut duvarların ardından (sizinle savaşmak isterler).

 Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir.

 Sen onları toplu sanırsın,

 oysa onların kalbleri dağınıktır.

Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur.59/14

KALPLERİNDE HASTALIK BULUNANLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

O vakit münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü bize bir aldanıştan başka bir vaad yapmamış." diyorlardı.33/12

O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır." diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı. 33/13

Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra fitne çıkarmaları istenilse derhal onu yapacaklardı. Ama onunla da pek az duracaklardı.33/14

Halbuki bundan önce Allah'a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur. 33/15

De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız.“33/16

De ki: "Eğer Allah size bir felâket diler veya bir rahmet murad ederse, sizi Allah'tan saklamak kimin haddine?" Hem onlar kendilerine Allah'tan başka bir veli de bulamazlar, bir yardımcı da.33/17

Şüphesiz Allah, içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardı. 33/18

Size karşı kıskançlık ediyorlardı. Derken o korku hali gelince, gördün onları ki, ölümden baygınlık sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı. O korku gidince, size keskin keskin diller sıyırdılar. Onlar hayra karşı kıskançlık ediyorlardı. İşte bunlar iman etmediler de Allah amellerini boşa çıkardı. Bu Allah'a göre önemsizdir. 33/19

Onlar ahzabı (düşman birliklerini) gitmedi sanıyorlardı. Eğer o birlikler bir daha gelecek olursa, çölde bedevi Araplar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden (başınıza geleceklerden) sormayı isterler. Onlar içinizde kalacak olsalar da pek az harb ederler. 33/20

Kalblerinde bir hastalık olanlara gelince, onların da murdarlıklarına (küfürlerine) murdarlık (küfür) katmıştır ve kâfir olarak ölüp gitmişlerdir. 9/125

SAVAŞA GİTMEMEK İÇİN İZİN İSTEYENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin?9/-43

Onlardan bir kısmı günahlarını itiraf ettiler. Ve iyi bir amelle kötü bir ameli karıştırdılar. Ola ki, Allah tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir. 9/102

Onların mallarından sadaka al ki, onunla kendilerini temizlersin, tertemiz edersin. Bir de haklarında hayır dua et. Çünkü senin duan kalblerini yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.9/103

Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakaları da alır. Allah tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir.9/104

Ve de ki; "Çalışın! Yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de müminler görecektir. Sonra da gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna iletileceksiniz. İşte o zaman, neler yaptığınızı size O bildirecektir.9/105

Savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da Allah'ın emrini beklemek için geri bırakılmıştır. Ya kendilerini cezalandırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir, hakîmdir.9/106

Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri şüpheye düşüp şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler. 9/45.

Kınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir. Bunlar geri kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler.9/93

"Allah'a inanın ve Peygamberinin yanında savaşın" diye bir sure inmiş olsa, onların gücü yetenleri sizden izin isterler ve "Bizi bırak oturanlarla beraber kalalım" derler. 9/86.

Savaştan dönüp yanlarına geldiğinizde size özür beyan edecekler. De ki: "Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Allah bize, sizin durumunuzdan haberler verdi". Bundan sonra da Allah ve Resulü yaptıklarınızı görecektir. Daha sonra da gizliyi ve âşikârı bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O vakit O, size neler yapmış olduğunuzu tek tek haber verecektir. 9/94

Dönüp de yanlarına geldiğinizde kendilerinden yüz çeviresiniz (hesaba çekmekten vazgeçesiniz) diye Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar gerçekten murdar kimselerdir. Yaptıklarının cezası olarak nihayet varacakları yer cehennemdir.9/95

Kendilerinden razı olasınız diye size yemin ederler. Eğer siz onlardan razı olursanız, şunu bilin ki Allah, o fasıklar güruhundan kesinlikle razı olmaz.9/-96

SAVAŞA GİTMEYEN VE MÜCAHİTLERE YARDIM ETMEYENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Eğer o sefer, yakın bir ganimet ve kolay bir sefer olsaydı mutlaka peşine düşer gelirlerdi. Fakat o meşakkatli yolculuk kendilerine uzun bir sefer geldi. Bununla beraber, "Bizim de gücümüz yetseydi, sizinle beraber elbette sefere çıkardık." diyerek Allah'a yemin edecekler, nefislerini helake sürükleyecekler. Allah biliyor ki, onlar iyice yalancıdırlar. 9/42

Hiç şüphesiz onlar, sizden olduklarına dair yemin de ederler. Halbuki sizden değildirler. Fakat onlar öyle bir kavimdirler ki, korkudan ödleri patlıyor.9/56

Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar veyahut girilecek bir delik bulsalardı başlarını diker o tarafa doğru koşarlardı.9/57

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim gazâya çıkmaz veya gazâya çıkan bir mücâhidi teçhiz etmez ya da cihada çıkan gazinin aile fertlerine hayırla muamele etmezse, Allah Teâlâ o kimseyi kıyamet gününden önce büyük bir belâya uğratır."

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

"Kim gazâ etmeden ve gönlünde gazâ etme arzusu taşımadan vefat ederse, bir tür nifak üzere ölür."

MÜNAFIKLAR İŞ BAŞINA GELSELER BOZGUNCULUK YAPARLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Demek siz iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı koparacaksınız öyle mi?47/22

İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir. 47/23

Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?47/24

Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.47/25

Çünkü onlar Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: "Bazı işlerde biz size itaat edeceğiz." demişlerdi. Oysa Allah onların gizlediklerini biliyordu. 47/26

Melekler onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak? 47/27

Bu onların Allah'ı gazablandıran şeylere uymaları ve O'nun rızasına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır. 47/28

Yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah kendilerinin kinlerini hiç ortaya çıkarmaz mı sandılar? 47/29

ALLAH’IN DÜŞMANLARINI DOST EDİNMEYİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkar ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuzdan sürüp) çıkardıkları halde siz onlara sevgi ulaştırıyorsunuz. Eğer benim yolumda savaşmak ve benim rızamı kazanmak için çıktınızsa içinizde onlara sevgi mi gizliyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.60/1

    Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkar edivermenizi istemektedirler.60/2

Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah yaptıklarınızı görendir.60/3

İbrahim'de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir misal vardır, onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir." Yalnız İbrahim'in babasına: "Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat senin için Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi (önlemeye) gücüm yetmez." demesi hariç. Rabbimiz! Yalnız sana dayandık, sana yöneldik. Dönüşümüz de ancak sanadır.60/4

"Rabbimiz! Bizi inkar edenler için bir fitne kılma, (onlara mağlub etme!) bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegane gâlib ve hikmet sahibi ancak sensin." 60/5

Andolsun, onlarda sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü arzulayanlara güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse şüphesiz Allah, zengindir, hamde layık olandır. 60/6

Olur ki Allah sizinle düşmanlarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir. 60/7

Allah sizi, ancak sizinle din hakkında savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için yardım eden kimselere dost olmaktan men eder. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır. 60/9

Ey inananlar, Allah'ın gazab ettiği kimselerle dostluk etmeyin. Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdi. 60/13

MÜSLÜMANI DÜŞMAN BİLMEYENLERLE İLİŞKİLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever. 60/8

KÂFİRLERDEN KAÇAN KADINLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduğunu öğrenirseniz onları kâfirlere geri döndürmeyin. Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O, hükmeder, Allah bilendir, hikmet sahibidir.60/10

Ey Peygamber! İnanmış kadınlar sana gelip Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri, iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana bey'at ederlerse onların bey'atlarını al ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.60/12

KÂFİRLERE KAÇAN EŞLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Eğer eşlerinizden biri, sizden kâfirlere kaçar da siz de savaşta galip durumda olursanız, eşleri gitmiş olanlara ganimetten, harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.60/11

ZULME MARUZ KALMAK SAVAŞ SEBEBİDİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir. Allah onlara yardım etmeğe elbette Kadir'dir. 22/39.

ZULMEDENDEN BAŞKASINA DÜŞMANLIK YOKTUR
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini ortada kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur. 2/193.

SAVAŞ AÇANLARA KARŞI

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın, aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez. 2/190.

“RABBİMİZ ALLAH DEDİKLERİ İÇİN” ZULMEDİLENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onlar haksız yere ve "Rabbimiz Allah'tır" dediler diye yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah insanların bir kısmını diğeriyle savmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adı çok anılan camiler yıkılıp giderdi. And olsun ki, Allah'a yardım edenlere O da yardım eder. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür. 22/40.

FİTNE ÇIKARMAK ADAM ÖLDÜRMEKTEN KÖTÜDÜR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onları bulduğunuz yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescidi Haram'ın yanında, onlar savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa onları öldürün. İnkâr edenlerin cezası böyledir. 2/191.

SAVAŞTAN VAZGEÇERSELER BAĞIŞLAYIN
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Vazgeçerlerse onları bağışlayın; şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder. 2/192.

KÂFİRLERİN VARLIĞINA İMRENMEYİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onların malları da, evlatları da sakın seni imrendirmesin. Bu olsa, olsa, Allah'ın onları dünya hayatında bu gibi şeylerle azaba uğratmasından ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murat etmiş olmasından başka bir şey değildir. 9/55

Kâfirlerin ülkelerde refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın.3/196

ANLAŞMALARA RİAYET EDİN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

O müşriklerin Allah katında ve Resulü katında herhangi bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız var ki, bunlar size karşı doğru durdukça siz de onlara doğru olun. Allah (hainlikten) sakınanları elbette sever.9/7

KÂFİRLER ANLAŞMAYA RİAYET ETMEZLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Onlarla nasıl sözleşme olabilir ki, sizin aleyhinize ellerine bir fırsat geçse, hakkınızda ne bir antlaşma gözetirler, ne de bir yemin. Dil ucuyla sizi hoşnut etmeye çalışırlar, fakat kalpleri o kadarına da razı olmaz. Zaten onların çoğu fasıktırlar. 9/8

Allah'ın ayetlerini az bir çıkara değiştirdiler de Allah yolundan engellediler. Gerçekten de bunlar ne fena şeyler yapa geldiler.9/9

Bir mümin hakkında ne bir yemin gözetirler, ne de bir antlaşma. Bunlar işte böyle haddi aşan kimselerdir. 9/10

TEVBE EDERLERSE

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Eğer tövbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz ayetleri, bilen bir kavme açıklarız. 9/11

SÖZLERİNDE DURMAZLARSA

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Ola ki, vazgeçerler. 9/12

Yeminlerini bozan, Peygamber'i yurdundan çıkarmaya azmeden ve üstelik ilk önce size saldırmaya başlayanlara karşı savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer mümin iseniz her şeyden önce Allah'dan korkmalısınız.9/13

CİHADDA GANİMET

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir ki bu, müminlere bir işaret olsun ve Allah sizi doğru yola iletsin. 48/20

(Allah) onların arazilerini, yurtlarını ve mallarını size miras kıldı. Bir de henüz ayak basmadığınız bir yeri (size miras kıldı). Allah, her şeye kâdirdir.33/25-27

Sana ganimetlerin bölüştürülmesini soruyorlar. De ki, ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten mümin kimseler iseniz Allah'tan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin. Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.8/1

Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herşeye kâdirdir. 8/41

Eğer Allah'dan bir yazı (hüküm) bulunmasa idi aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azab dokunurdu. 8/68

Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve hoş olarak yiyin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Muhakkak ki, Allah bağışlayıcıdır ve merhamet edicidir.8/69

Allah'ın, onlardan peygamberine verdiği ganimetlere gelince siz onun üzerine ne at, ne de deve sürmediniz. Fakat Allah peygamberini, dilediği kimselerin üzerine salar. Allah her şeye kadirdir.59/6

Allah'ın o kent halkından, Resulüne verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere, yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.59/7

Bir de göç eden fakirlere aittir ki yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'ın lütuf ve rızasını ararlar; Allah'a ve Resulüne yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır. 59/8

Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar dilediğini azaplandırır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.48/14

Bundan başka sizin güç yetiremediğiniz, ama Allah'ın sizin için kuşattığı ganimetler de vardır. Allah herşeye kâdirdir.48/21

SAVAŞA KATILMAYANLARDAN GANİMETE HEVESLENENLER

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Siz ganimetleri almak için gittiğinizde geri kalanlar: "Bırakın biz de arkanıza düşelim." diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmuştur. Onlar size: "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.48/15

A'rabilerin geri bırakılmış olanlarına de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.48/16

İNSANLARIN EN KÖTÜSÜ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.8/22

Allah onlarda hayır görseydi onlara işittirirdi, işittirseydi yine de aldırmaz arka dönerlerdi.8/23

Bir vakit de, "Ey Allah, eğer bu Senin katından gelmiş bir hak kitap ise, hiç durma üstümüze gökten taşlar yağdır veya bize daha acı bir azap ver" demişlerdi.8/32

Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek değildir.8/33

Şimdi ise Allah'ın kendilerine azab etmemesi için neleri var ki? Oysa Mescid-i Haram'dan menediyorlar. Üstelik onun hizmetine ehil kişiler de değiller. Çünkü onun hizmetine ehil olanlar ancak müttakilerdir. Lâkin çoğu bunu bilmezler.8/34-

KÂFİRLER ALLAH’I ACİZ BIRAKAMAZ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

O kâfirler ileri geçip kurtulduklarını sanmasınlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz bırakamazlar.8/59

Küfre koşanlar seni üzmesin. Onlar hiçbir şeyle Allah’a zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek ister. Onlara büyük azap vardır.3/176

İman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a hiçbir şeyle zarar veremezler. Onlara acıklı azap vardır.3/177

Kafirler, kendilerine tanıdığımız sureyi sakın kendilerine hayır sanmasınlar. Onlara ancak günahlarını artırmaları için sure tanıdık. Onlara alçaltıcı azap vardır.3/178

Az bir faydalanmadır. Sonunda sığınacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir yataktır.3/197

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası.24/57

SAVAŞA GİTMEMEK ÖLÜMDEN KURTULUŞ DEĞİLDİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler, yeryüzünde dolaşırken veya harbe giden kardeşleri hakkında; “Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen kâfirler gibi olmayın. Allah bunu onların kalplerine hasret olsun için yaptı. Allah diriltir ve

Öldürür. Allah hakkıyla yaptıklarınızı görür. 3/156

Onlar oturup, kardeşleri için: "Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi" dediler. De ki: "Eğer doğru sözlü iseniz, ölümü kendinizden savın".3/168.

Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükâfatını vereceğiz. 3/145.

MAZLUMU KORUMAK İÇİN SAVAŞTAN KAÇINANLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz? 4/75.

ÖNCE YAKININDAKİ KÂFİRLERLE SAVAŞ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ey iman edenler, önce yakın çevrenizdeki kâfirlerle savaşın ki, sizde bir güç ve kuvvet olduğunu görsünler. Ve iyi bilin ki, Allah muttakilerle beraberdir. 9/123

Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azablandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandırsın, kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hâkimdir. 9/14–15.

CİZYE VERECEK HALE GELİNCEYE KADAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde ne Allah'a, ne ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyen kimselere alçalmış oldukları halde elden cizye verecekleri hale gelinceye kadar savaş yapın. 9/29

Yahudiler, "Uzeyir Allah'ın oğlu" dediler, Hıristiyanlar da "Mesih Allah'ın oğlu", dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar! 9/30

Onlar, Allah'dan başka bilginlerini ve rahiplerini de kendilerine Rab edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir.9/31

Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır. 5/33

Ancak kendilerini yakalamanızdan önce tevbe edenler başka. Bilin ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.5/34

ZAFER SİZİ ŞIMARTMASIN

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

 Çalım atarak ve halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.8/47

KÂFİRLER HER ZAMAN KAYBEDECEKTİR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

 Allah, Kitap ehlinden, kafirleri destekleyenleri kalelerinden indirmiş, kalblerine korku salmıştı; onların kimini öldürüyor, kimini de esir alıyordunuz. 33/26.

Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.48/22

Allah'ın öteden beri gelen kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.48/23

O sizi onlara karşı muzaffer kıldıktan sonra Mekke'nin göbeğinde onların ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı görendir.48/24

Onlar inkâr eden ve sizin Mescid-i Haram'ı ziyaretinizi ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasını men edenlerdir. Eğer kendilerini henüz tanımadığınız mümin erkeklerle, mümin kadınları bilmeyerek ezmek suretiyle bir vebalin altında kalmanız ihtimali olmasaydı, Allah savaşı önlemezdi. Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar birbirinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan inkâr edenleri elemli bir azaba çarptırırdık.48/25

Kâbe huzurunda onların duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değildir. O halde inkârınızdan (ve nankörlüğünüzden) dolayı bu azabı tadın bakalım.8/35

Mallarını, Allah yolundan engellemek için sarfeden o kâfirler, hiç şüphesiz yine onu sarfedecekler. Varsın sarfetsinler, sonra o yüreklerine inen bir acı olacak, sonra da mağlup olacaklar. Zaten kâfirler toplanıp cehenneme gönderilecekler. 8/36

Allah, murdarı temizden ayırdetmek için ve bir de murdar kısmını birbiri üzerine bindirip hepsini bir araya getirmek ve topunu birden cehenneme koymak için böyle yapar. İşte bunlar o hüsran içinde kalanların ta kendileridir.8/37

ŞEYTAN KÂFİRLERE AMELİNİ GÜZEL GÖSTERDİ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Şeytan, onlara amellerini güzel gösterdiği zaman, "Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: "Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah’tan korkarım. Ayrıca Allah'ın azabı çok çetindir." 8/48

SAVAŞTA ESİR ALINANLAR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

 Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah sizin kalplerinizde bir hayır bulursa, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah bağışlayıcıdır.“8/70

Eğer sana hıyanet etmek isterlerse iyi bilsinler ki, bundan önce Allah'a hainlik ettiklerinden dolayı Allah onların ezilmelerine imkân verdi. Allah her şeyi hakkıyla bilen hüküm ve hikmet sahibidir.8/71

TERÖR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz.İSRA 17/16

Yaptıklarının bir kısmını tatsınlar diye insanların kendi ellerinin kazandığı şeyler yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Umulur ki onlar hakka dönerler. 30/41

ALLAH KÂFİRLERİ BAĞIŞLAMİYACAKTIR

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Şüphesiz ki, inkâr edip, Allah yolundan saptıran, sonra da kâfir olarak ölenlere gelince Allah onları asla bağışlamayacaktır. 47/34

EN KAZANÇLI YOL ALLAH YOLUNDA CİHAD

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Ortak koşanlar istemese de, dinini bütün dinlerden üstün kılmak için, Peygamberini, doğruluk rehberi Kuran ve gerçek dinle gönderen O'dur.* 61/9.
Ey inananlar! Sizi can yakıcı bir azabdan kurtaracak, kazançlı bir yolu size göstereyim mi? 61/10.
Allah'a ve Peygamberine inanırsınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihat edersiniz; bilseniz, bu sizin için en iyi yoldur. 61/11.
Böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur. 61/12.
Bundan başka, sevdiğiniz bir şey daha: Allah katından bir yardım ve yakın bir zafer vardır. İnananlara müjde ver. 61/13.
Ey inananlar! Allah'ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: "Allah'a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?" deyince, Havariler: "Allah'ın dininin yardımcıları biziz" demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.* 61/14.

Allah'a ve peygamberlerine inananlara, dosdoğru olanlara ve Allah yolunda şehit düşenlere, işte onlara, Rableri katında nur ve ecir vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da, cehennemlik olanlardır.* 57/19.

NEFSE KARŞI CİHAD

Bir ayet-i kerimede nefsin desiselerine karşı müminler şöyle ikaz edilirler:

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

 “Heva ve hevesine uyma, sonra seni Allah yolundan saptırır.” (Sad Sûresi, 26)
Peygamber Efendimiz (asm.)da:

 “Cihadın en büyüğü nefisle cihattır,” ve “Senin en büyük düşmanın, içinde bulunan nefsindir,” (Aclûnî, Keşfü’l-Hafa, Beyrut, I, 143, Hadis No: 413)

Hadis-i şerifleriyle bu cihadın önemine dikkatimizi çeker. Nitekim, bir harp dönüşünde, “Küçük cihattan büyük cihada döndük,” (Kenzu’l-Ummal, IV, 430, Hadis No: 11260 ) buyurmakla nefsi yenmenin düşmanla harp etmekten daha zor ve daha önemli olduğunu çok veciz bir şekilde dile getirir

ŞEYTANA VE AVANESİNE KARŞI CIHAD

Şeytana Karşı Cihat: Kuran-ı Kerimde,

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

 “Şüphesiz ki şeytan sizin için bir düşmandır. Siz de onu düşman tutun,”( Fatır Sûresi, 6 ) ayet-i kerimesiyle insanlara en büyük düşman olarak şeytan gösterilmiş, dolayısıyla da en büyük cihadın, bu en büyük düşmanla yapılan cihat olacağına dikkat çekilmiştir.

CEHALETE KARŞI CİHAD
     Bu cihat, insanlara hakkı, doğruyu ve güzeli öğretmektir. Kuran-ı Kerimde Cenab-ı Hakk, Peygamber Efendimize hitaben şöyle buyurur:

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA
“Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır. Onlarla en güzel şekilde mücadele et.” (Nahl Sûresi, 125)
Bir başka ayet-i kerime:
“Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve fenalıktan men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erişenler onlardır.”( Âli İmran Sûresi, 104)
Kur’an-ı Kerim sadece bir kavmin değil, kıyamete kadar gelecek bütün insanların maddî ve manevî, ferdî ve içtimaî yaralarını tedavi etmeye kâfi İlâhî bir tiryaktır. Bu tiryakı bütün insanlığa takdim vazifesi Müslümanlara verilmiştir.

SİLAHLI CİHAD

Bu cihat devamlı olmadığı gibi herkese de farz değildir. Devletin yeterli gücü bulunması halinde cihat farz-ı kifayedir; yani bir gurup insanın cihat etmesiyle diğer insanlardan bu vazife düşer

ÖZET OLARAK CİHAD

HAK DİN İSLAM’IN TÜM DÜNYAYA DUYURULMASI İÇİN,

İSLAM’IN TÜM SAPIK DİNİ İNANIŞLARA GALEBE GELMESİ İÇİN,

İSLAM’IN YAYILMAMASI İÇİN YAPILAN DÜŞMANCA AÇIK VE GİZLİ ÇALIŞMALARIN ETKİSİZ HALE GETİRİLMESİ İÇİN,

İSLAM’IN NESİLLER BOYU DOĞRU BİR ŞEKİLDE ÖĞRENİLMESİ İÇİN YAPILAN EĞİTİM VE TANITIM ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRMEK İÇİN,

MÜSLÜMANLARIN İNANÇLARINI ÖZGÜR BİR ŞEKİLDE YERİNE GETİRİLMESİNE MANİ OLANLARIN BERTARAF EDİLMESİ İÇİN,

MÜSLÜMAN OLSUN VEYA OLMASIN NEREDE ZULÜM VARSA O ZULMÜ ENGELLEMEK İÇİN,

FİTNE ÇIKARANLARIN FİTNESİNİ ÖNLEMEK İÇİN,

MÜSLÜMANLARIN VATANINA YAPILAN SALDIRIYI ENGELLEMEK İÇİN

NEFSİ TERBİYE ETMEK İÇİN,

    MÜSLÜMANLARIN; YAPTIĞI YAZILI, SÖZLÜ VE SİLAHLI GAYRET VE ÇALIŞMALARA CİHAD DENİR

CİHAD EDENE MÜCAHİD DENİR

MÜCAHİD:

 YAPTIĞINI ALLAH İÇİN YAPMALI,

NEFSİNİ TERBİYE ETMELİ,

İLİM EHLİ OLMALI,

HADDİ AŞMAMALI,

DÜRÜST VE ADİL OLMALI,

AFFEDİCİ OLMALI,

UYANIK OLMALI,

HAZIRLIKLI OLMALI,

ÖMÜR BOYU YAPMALI,

EĞİTİMLİ OLMALI,

ULUL EMRİN İZNİYLE YAPMALI,

İTAAT EDECEK,

BİRLİK OLACAK,

FİTNEDEN KAÇINACAK,

FEDAKÂR OLACAK,

SEBAT EDECEK,

AHİRET MÜKÂFATINI BEKLİYECEK,

KORKUP ARKA DÖNMEYECEK,

DÜŞMANI TAKİP EDECEK,

ÖRNEK BİR MÜMİN OLACAK

İSLAMI İYİ BİLMELİ,

İSTİĞFAR ETMELİ,

 ZİKİR,  İBADETTE DAİM OLMALI,

 ALLAH’A DUA ETMELİ,

DOSTU- DÜŞMANI İYİ TANIMALI,

HAZIRLIKLI MÜCAHİT OLMALI,

DOĞRU HABER ALMALI,

ZULUM, HAKSIZLIK VE KÖTÜLÜK YAPMAMALI,

YAPTIĞIMIZI ALLAH C.C. İÇİN YAPMAK,

DÜŞMANA KARŞI AYIK VE UYANIK OLMAK.

AİLEMİZİ, AKRABAMIZI VE YAKIN ÇEVREMİZİ DOĞRUDA BİLGİLENDİRMEK.

ALLAH C.C. CÜMLE ÜMMET-İ MUHAMMEDE RAHMET ETSİN, HİDAYETİNİ ESİRGEMESİN, MÜMİNLERE GÜÇ VE KUVVET VERSİN, HER TÜRLÜ BELA VE MUSİBETLERDEN KORUSUN. CÜMLEMİZE HAKKIN RIZASINI KAZANMAYI NASİP ETSİN, İSLAMI KÂİNATA GALİP, MÜMİNLERİ MUZAFFER EYLESİN. ÂMİN!

 

 

Kapalı mekânda cihat

08 ARALIK 2011 NURETTİN YILDIZ
PER 02:50

Müslümanın ve İslam Cemaati'nin, Allah'ın dinine hizmet adına yaptığı her iş için cihat diyebiliriz. İbadetlerden bir ibadet olarak cihat, bir Müslüman'ın kendi nefsini arındırma gayretinden, küfrün imanın önündeki engellerini kaldırmak için yaptığı işe kadar pek çok alanı ihtiva etmektedir. Malla, eğitimle, propaganda ile cihat mümkündür. Kılıç kadar yazı ile de sözle de cihat yapılabilir. Müslümanların yaşadığı diyarın alt yapısını yapmak, cehaletin maddi ve manevi çeşidini kaldırmak için uğraşmak bir cihattır. İslam topraklarından fakirliği ve muhtaçlığı gidermek için atılan adımlar da cihat olarak kaydedilebilir. Bilhassa ekonominin ilahlaştığı çağımızda ekonomiyi helal sınırları içinde tutmak için yapılan çalışmalar, zamanımızın şartları dikkate alındığında mükemmel bir cihat olarak anılabilir.

Allah'ın adının yüceltilmesine götüren her ihlaslı iş cihattır. Kâfirlerin atlarıyla işgal etmek için geldikleri topraklarımızı kurtarmak için yapılana cihat ismi verildiği gibi, kapitalizmin çarklarını döndürmek için kurdukları tezgâhlarına karşı mü'minleri dik tutacak çalışmalar da cihat olarak anılmalıdır. Cihadın, cihat olarak tescil edilebilmesi, meydanlarda, açık alanlarda gerçekleşmesine bağlı değildir. Cihattan ölme ve öldürmenin anlaşılmasından önce, yaşatmanın anlaşılması daha doğrudur.

Müslümanların gençlerini cihat heyecanıyla doldurmak için Uhud ve Bedir gibi meydan savaşlarının cereyan ettiği manzaraları eğitim malzemesi olarak kullanmaları yetersizdir. Bedir ve Uhud'dan önce, Yesrib'i tatlı dili ile Medineleştiren Musab, büyük bir mücahit olarak anılmalıdır. Zira cihat, zulmün ve küfrün kaldırılmasıdır. Musab radıyallahu anh da onu yapmıştır. Müşrik Yesrib'i tevhid kalesi Medine'ye çevirecek süreci başlatmıştır.

Diğer sahabilerin de durumu böyledir. Meydanlarda can vermeden önce, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin getirdiği dine yüreklerini vererek, şirkin kalkmasını ve tevhidin yerleşmesini sağlamışlardır. Kendilerindeki dönüşümün bereketi ile de dünyayı dönüştürme cihadında muvaffak olmuşlardır.

Dünkü ve bugünkü cihat

Allah Teâlâ, hiçbir kuluna kaldıramayacağını yüklememiştir. Bu ilke, İslam'ın en temel ilkelerinden biridir. Cihat da dâhil olmak üzere, Allah'ın emirleri insanın kaldırabileceği şeylerdir. Ancak, bazı emirler fertler olarak kaldırılabilirken bazıları da fertlerin birleşip cemaat olmaları ile kaldırılabilir yüklerdir. Bu nedenle cihat, gerektiğinde bütün dünyayı karşı taraf olarak görmeyi gerektirdiğinden, daha çok bir liderin etrafında kenetlenmiş cemaatin gerçekleştirebileceği bir emirdir. Fertler, onların kapasiteleri ile sınırlı tutulabilecek bir alanda cihatla mükelleftirler ama Müslümanlar bir bütün olarak cihadın gerektirdiğinin tamamı ile mükelleftirler.

İslam'ın bütün insanların kalbine sokulmasına ve insanlarla İslam arasındaki engellerin kaldırılması için gerekenlerin yapılmasına cihat diyebileceğimize göre, insanlarla İslam arasına hangi zamanda hangi engel girmişse cihat edilmesi gereken de o olacaktır. Şehvetlerin kabartıldığı bir zamanda şehvetlerin disiplin altına alınması bir cihat olurken, küfrün ordular kurduğu bir zamanda da ordularla onlara karşı duruşu sağlamak cihat olacaktır. Ne zaman ne gerekiyorsa o, o zaman için cihattır.

Dün, müşriklerin orduları ile Medine'yi istila etmelerine karşı elinde kılıçlar parçalanan mücahitler cihat ettiler. Zulmün adı fakirlik olarak ortaya çıkınca fakirliğe karşı mücadele cihat oldu. Daha sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden 'bir kelime' de olsa tebliğ etmek en büyük cihat oldu. Meydanların yerini cami direkleri aldı. Meydanlarda at sırtında kılıç kuşananlar bu sefer vadilere çıktılar, binlerce km yol kat ettiler. Kimseyi zorlamadan, kimseyi kandırmadan Allah'a davet ettiler.

Evde cihat

Yaşlı anne babasını ihmal ederek Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemle beraber meydanda cihat etmek için gelen birine Allah'ın Nebisi: 'Git, anne babana hizmet ederek cihat et.' dedi. (Buharî, Cihad, 138/3004; Müslim, 6504)

Cihat, Allah için yapılan en büyük ibadetlerden biri idi ama Müslümanlar, cihat için yola çıkarken evlerinde anne babalarını ağlatacak bir Ümmet değildiler.  Bunun için de Peygamber aleyhisselam, o Müslüman'a evinde cihadı göstermiş ve emretmişti. Gaye Allah'ın rızasını kazanmak ise bu, meydanda küfürle vuruşurken de kazanılabilmektedir, evde ebeveyn hizmetini yaparken de.

Aynı şekilde cihat özlemi içinde olan sahabe kadınlarına da Peygamber aleyhisselam en güzel cihat olarak haccı tavsiye etmişti. (Buharî, Cihad, 1/2784)

Hayatın tümü cihattır. Çünkü hayatın her dakikasını Allah Teâlâ, şeytandan arındırılmış olarak yaşamamızı emretmektedir. Nerede nefes alıyorsa insan, orada bir mücadele yapılıyor demektir. Bu mücadelenin kılıçla olması veya kalemle olması ana maksadı değiştirmemektedir. Bilakis, mü'minin nefsiyle olan mücadelesi en ağır olan mücadeledir. Nefis eğer, evde ağır basan isteklerde bulunuyorsa ev, iş yerinde ağır basan isteklerde bulunuyorsa iş yeri asıl cihat meydanı durumundadır.

Mü'minin haramlardan korunma mücadelesi, Allah'ın emirlerini her şarta rağmen yerine getirme gayreti bir cihattır. Şehvetlere karşı imanî disiplini bozmadan yol almak bir cihattır. Az yemekle idare edebilmek, az uykuyla ayakta kalabilmek de cihattır.

Şeytanın tuzaklarına karşı sabır ve sebat göstermek, dünyanın cazibesine karşı yenilmeden ama dünyayı da salmadan yaşayabilmek cihattır.

Aileyi, Allah'ın emrettiği şekilde muhafaza etmek ve mü'min neslin yetişmesi için aktif tutmak en önemli cihat çeşitlerindendir. Çocuk doğuran ve mü'min çocuk yetiştiren kadın, eşinin şehvetini söndüren kadın mücahittir.

Fitne zamanında ibadetlere sarılmak, fitnelere bulaşmadan yaşamak, Kur'an etrafında bir dairede kalabilmek, mü'minin cihat düzeyindeki işlerindendir.

Cihadı meydanlarda beklerken, elimizin altındaki cihat fırsatlarını ve sorumluluklarını kaçırmadığımızdan emin olmalıyız. Bu da bir cihattır.

 

İSLAMDA CIHAD

Prof. Dr. N. Erbakan

n    "Namaz dinin direği, cihat ise zirvesidir."
Cihat, huzur ve hürriyet içinde yaşanacak, temel insan haklarına saygı duyulacak bir ortamı hazırlama gayretidir. Ülke içerisinde yapılan ilmi-ahlaki ve siyasi hizmetlerdir. Askeri ve silahlı cihad ise, ancak dışarıdan saldıracak düşmanlar için geçerlidir.

n    "Cihad izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır."

n    "Cihadın önemini şuradan anlayınız ki, meselâ namaz kılarken ateşe düşmekte olan bir çocuğu korumak, kendisine yaklaşan yılan ve canavardan sakınmak veya malını çalınmak ve telef olmaktan kurtarmak için, sonra iade etmek üzere namaz terk ve tehir edilir. Yani can ve mal ile namaz arasında bir tercih yapmak gerekirse, mal ile can, namaza tercih edilir.
Ancak mal ile canı feda etmek gerekse de, mutlaka cihada devam edilecek, hiçbir bahane ile cephe terk edilmeyecektir."
Her iki halde de, sadece İslam’ın emrine uymuş oluyoruz demektir.

n    "Şeytan, Allahın mevcudiyetini ve kudretini bildiği gibi, siyonist Yahudi de İslam’ın canının cihat olduğunu bildiği için, bütün gücüyle Müslümanların cihat ruhunu söndürmeye çalışmaktadır."

n    "İslâm, ancak kendi orijinal kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır. Cihat; Hakkı hakim kılmak, temel insan hak ve hürriyetlerini sağlamak ve korumak ve her türlü zulüm ve sömürü düzenlerini ortadan kaldırmak için yapılacak hizmet ve faaliyetlerin tamamıdır. Batılıların kullandığı manada "harp" ve "savaş" gibi kelimeler cihadı ifade edemez.
Nasıl ki "Allah" lafza-i Celâlin hiçbir dilde karşılığı yoktur,"Tanrı-İlah" yerine kullanılan kelimelerin de, cemi (çoğulu) vardır. Çünkü Batılılar hâla teslis (üçleme=Baba-Oğul-Meryem Ana) seviyesinden tevhid akidesine ulaşamamışlardır.
Ve yine nasıl ki "Bereket" kavramı; artma, çoğalma gibi kelimelerle ifade etmek mümkün değildir.
Bunun gibi "Allah" CC. "Fisebilillah" (Allah yolunda, Allah için) gibi "cihat" kelimesi de, İslâmi bir kavramdır ve cihadı başka kelimelerle izah etmek yanlış-tır."

n    "İslâmi cihat ise, yine İslâm’a göre olmak ve bir teşkilat düzeniyle yapılmak zorundadır. Bu da bir karargâha bağlılık ve itaati gerekli kılmaktadır.
"Ordu demek, yapılacak işlerin belirlendiği, her işe göre münasip görevlilerin tayin edildiği ve eğitildiği, emir-komuta disiplini ve sorumluluk düşüncesi içerisinde, herkesin görevini en iyi şekilde yerine getirdiği cemaat ve teşkilât demektir."

n    "Acaba bu manevi ve siyasi cihat hareketi hangisidir? Elbette ki Milli Görüş cemaatidir..
Bu konuda bize itimat etmiyorsanız, Kartırdan, Moşe Dayan (Bush’tan ve Şaron’dan) sorunuz. Onlar bu hizmet ve hareketin hangisi olduğunu size söyleyeceklerdir."

n    "Allahın rızası, ordu içindeki zahiri rütbe ve rağbete göre değil, üstlendiği görevi üstün bir gayret ve samimiyetle, canla-başla yapmaya bağlıdır."
Burada ki " Ordu" dan maksat, silahlı ve askeri birlik değil, disiplinli teşkilat demektir.

n    "Batıl tarafına ve düşmanlarımıza, bizden daha çok imkân ve fırsat verilmesi ve çok çeşitli cephelerden bize hücuma geçilmesi Müslümanlar için bir rahmet ve fazilet sebebidir."

n    "Cüneydi Bağdadi Hazretleri ibadet ve hizmet yolunda, çeşitli zahmet ve zorluklarla karşılaştığında seviniyor ve Allah’a şükrediyordu."
- "Rabbım’ın, işlerimi zorlaştırmasını, daha çok gayret ve metanet göstererek, mükâfâtımın kat kat artmasını murad ettiğine işaret sayıyor ve teselli bulu-yorum" diyordu.

n    "Asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. Yoksa, çay sohbetlerinde ve edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır."

n    "İslâmi cihatta aslolan şekil değil, mana ve maksattır. Zira Bedir Harbi de, müşriklerin usül ve metodlarıyla yapılmıştır."
"Şimdi "oy ve seçim" meselesi de inananlar için, haklı davasını en uzak köylere ve en ücra köşelere kadar ulaştırmak, devlet imkânlarını Hakkın ve halkın hizmetinde kullanmak için bir vasıta ve fırsattır ve değerlendirilmesi gereken bir ruhsattır."
Prof. Dr. N. Erbakan



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
2421 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın