• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ali.gulhan.58
  • https://plus.google.com/105781278635982310194/posts
  • https://www.twitter.com/ali69gulhan
ali gulhan

PEYGAMBERİMİZLE İLGİLİ AYETLER

MUHAMMED

ALEYHİSSELATÜ VESSELAM

MUHAMMED (A.S.V.) ALEMLERE RAHMETTİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. 21/107.

And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitap ve hikmeti öğreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmuştur. Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler. 3/164.

De ki: "Ey insanlar! Doğrusu ben, göklerin ve yerin hükümranı, O'ndan başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Allah'a ve okuyup yazması olmayan, haber getiren peygamberine -ki o da Allah'a ve sözlerine inanmıştır- inanın; ona uyun ki doğru yolu bulasınız." 7/158.

Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin. 36/2-4.

Kitapsız (okuma-yazma bilmeyen) kimseler arasından, kendilerine ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderen O'dur. Onlar, daha önce, şüphesiz apaçık bir sapıklık içinde idiler. 62/2.

MUHAMMED (A.S.V.) BÜTÜN İNSANLIĞIN PEYGANBERİDİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

İnkâr edenler: "Bu Kuran'a ve ondan öncekilere inanmayacağız" dediler. Sen bu zalimleri, Rablerinin huzurunda dikilmiş oldukları zaman, suçu birbirine atıp dururken bir görsen! Güçsüz sayılanlar, büyüklük taslayanlara: "Siz olmasaydınız biz inanmış olacaktık" derler. 34/31.

"Şahit olarak hangi şey daha büyüktür" de. "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Bu Kuran bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu; Allah'la beraber başka tanrılar bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" de. "Ben şehadet etmem" de. "O ancak tek Tanrıdır, doğrusu ben ortak koşmanızdan uzağım" de. 6/19.

Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir; fakat insanların çoğu bilmez. 34/28.

Ortak koşanlar istemese de, dinini bütün dinlerden üstün kılmak için, Peygamberini, doğruluk rehberi Kuran ve gerçek dinle gönderen O'dur.* 61/9.

KUR’AN-DAN SORUMLU OLMAK

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Seni onlardan uzaklaştırsak bile doğrusu Biz kendilerinden öç alırız; yahut onlara vadettiğimizi sana gösteririz. Çünkü onlara karşı gücü yetenleriz. 43/41-42.
Sana vahyolunana sarıl, sen, şüphesiz doğru yol üzerindesin. 43/43.
Doğrusu bu Kuran sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız. 43/44.
Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor; Biz, Rahman olan Allah'tan başka, kulluk edilecek tanrılar meşru kılmış mıyız?* 43/45.

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.* 44/58-59.

MUHAMMED (A.S.V.) GÜZEL AHLAKIN EN GÜZEL ÖRNEĞİDİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin. 68/1-2.
Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır. 68/3.
Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir. 68/4.

MUHAMMED (A.S.V.) HAFIZASI GÜÇLÜYDÜ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın; 87/6.

Cebrail sana Kuran okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle. 75/16.
Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer. 75/17.
Biz onu Cebrail'e okuttuğumuz zaman, onun okumasını dinle. 75/18.
Sonra onu sana açıklamak Bize düşer. 75/19.

MUHAMMED (A.S.V.) İTAAT VE BAĞLILIK

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Allah'ın, fethedilen memleketler halkının mallarından Peygamberine verdikleri; Allah, Peygamber, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir; ta ki içinizdeki zenginler arasında elden ele dolaşan bir devlet olmasın. Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah'tan sakının, doğrusu Allah'ın cezalandırması çetindir. 59/7.

Size merhamet edilmesi için, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin. 3/132.

Ey İnananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.* 4/59.

Peygamber'e itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik. 4/80.

Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin. 8/24.

Allah'a itaat edin; eğer bundan yüz çevirirseniz bilin ki Peygamberimize düşen apaçık tebliğdir. 64/12.

MUHAMMED (A.S.V.) PEYGANBER VE İNSANDIR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenlerin mükafatını verecektir. 3/144.

De ki: "Allah'ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Görülmeyeni bileydim, daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de gelmezdi. Ben sadece, inanan bir milleti uyaran ve müjdeleyen bir peygamberim."* 7/188.

De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım; ancak bana tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işleşin ve Rabbine kullukta hiç ortak koşmasın."* 18/110.

PEYGANBER GELSİN BEKLENTİSİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kendilerine bir uyarıcı gelince, ümmetler içinde en doğru yolda gidenlerden biri olacaklarına, and olsun ki, bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi; fakat kendilerine uyarıcının gelmesi, yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü düzen kurmak ile uğraştıklarından sadece nefretlerini arttırdı. Oysa pis pis kurulan kötü tuzağa ancak sahibi düşer. Öncekilere uygulanagelen yasayı görmezler mi? Sen Allah'ın yasasında bir değişiklik bulamazsın. Sen Allah'ın yasasında bir başkalaşma da bulamazsın. 35/42-43.

Hayır; Ben bunları ve babalarını gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim. 43/29.
Gerçek kendilerine geldiği zaman: "Bu bir büyüdür. Doğrusu biz onu inkar ediyoruz" dediler. 43/30.

İNKÂRCILARIN İSTEKLERİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Şöyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız",17/90.
"Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın." 17/91.
"Yahut da iddia ettiğin gibi, göğü tepemize parça parça düşürmeli, ya da Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin." 17/92.
"Veya altın bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin ama oradan okuyacağımız bir kitap indirmezsen yine o yükselmene inanmayacağız." De ki: "Fesubhanallah! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim? "*17/93.

ÇEKİŞMELERİNE FIRSAT VERME

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyleyse, bu konuda seninle çekişmelerine fırsat verme; Rabbine davet et, sen şüphesiz doğru yol üzerindesin. Seninle tartışırlarsa: "Allah yaptığınızı çok iyi bilir; ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında, kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir" de. 22/67-69.

İNANMADIKLARI İÇİN ÜZÜLMESİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Bu söze inanmayanların ardından üzülerek nerdeyse kendini mahvedeceksin! 18/6.

İnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin. 26/3.

Onlara üzülme. Hilelerine karşı da sıkılma. 27/70.

Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün. 88/21.
Sen, onlara zor kullanacak değilsin. 88/22.

BAĞIŞLANMA VE ZAFER

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Doğrusu Biz sana apaçık bir zafer sağlamışızdır. 48/1.
Allah böylece, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar, sana olan nimetini tamamlar, seni doğru yola eriştirir. 48/2.
Böylece sana, kimsenin güç yetiremeyeceği bir şekilde yardım eder. 48/3.

YÜZ ÇEVİRİRLERSE

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem." 21/109.

"Bilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir." 21/111.
Peygamber: "Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet, anlattıklarınıza karşı ancak Rahman olan Rabbimizden yardım istenir" dedi.* 21/112.

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi. 44/13-14.

ALLAH’A SIĞIN VE GÜVEN

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Rabbinin Kitap'ından sana vahyolunanı oku; O'nun sözlerini değiştirecek yoktur. O'ndan başka bir sığınılacak da bulamazsın. 18/27.

Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O'na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını kendisine unutturduğumuz ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma. 18/28.

Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz. 23/96.
De ki: "Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım." 23/97.
"Rabbim! Yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım." 23/98.

Allah'a güven, şüphesiz sen apaçık gerçek üzerindesin. 27/79.
Sen, ölülere şüphesiz ki işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. 27/80.
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır. 27/81.

De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım." 113/1-5.

De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım." 114/1-6.

SADECE ALLAH’A KULLUK

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Biz sana Kitap'ı gerçekle indirdik. Öyle ise dini Allah için halis kılarak O'na kulluk et. 39/2.

De ki: "Dini Allah'a halis kılarak O'na kulluk etmekle emrolundum." 39/11.
"Ve Müslümanların ilki olmakla emrolundum." 39/12.
De ki: "Rabbime karşı gelirsem, doğrusu büyük günün azabından korkarım." 39/13.
De ki: "Ben, dinimi Allah'a halis kılarak O'na kulluk ederim; 39/14.

Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma. 45/18.

PEYGANBERİ UYARI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi. 80/1-2.
Ne bilirsin, belki de o arınacak; 80/3.
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti. 80/4.
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun. 80/5-6.
Arınmak istememesinden sana ne? 80/7.
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun. 80/8-10.
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür. 80/11.
Dileyen onu öğüt kabul eder. 80/12.

ALLAH DİLEDİĞİNİ DOĞRU YOLA ERİŞTİRİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Sen, sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ama Allah, dilediğini doğru yola eriştirir. Doğru yola girecekleri en iyi O bilir. 28/56.

MUHAMMED (A.S.V.) SALAT VE SELAM

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi överler: Ey inananlar! Siz de onu övün, ona salat ve selam getirin. 33/56.
Allah'ı ve Peygamber'ini incitenlere, Allah dünyada da ahirette de lanet eder; onlara alçaltıcı bir azap hazırlar. 33/57.

MUHAMMED (A.S.V.) SAYGI VE SEVGİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Doğrusu Allah'a ve Peygamberine inanan Müminler, Peygamberle beraber bir işe karar vermek için toplandıklarında, ondan izin almaksızın gitmezler. Senden izin isteyenler, işte onlar, Allah'a ve Peygamberine inananlardır. Bazı işleri için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver, Allah'tan, onların bağışlanmalarını dile. Allah şüphesiz bağışlar, merhamet eder. 24/62.
Peygamberin çağrısını, kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. Allah, içinizden sıvışıp gidenleri şüphesiz bilir. O'nun buyruğuna aykırı hareket edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar. 24/63.

Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun eşleri onların anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah'ın Kitap'ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap'ta yazılı bulunmaktadır. 33/6.

Allah'ı ve Peygamber'ini incitenlere, Allah dünyada da ahirette de lanet eder; onlara alçaltıcı bir azap hazırlar. 33/57.

Ey inananlar! Allah'tan ve Peygamberinden öne geçmeyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah işitir ve bilir. 49/1.
Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin. Farkına varmadan, işlediklerinizin boşa gitmemesi için, Peygambere birbirinize bağırdığınız gibi yüksek sesle bağırmayın. 49/2.
Seslerini Peygamberin yanında kısan kimseler, Allah'ın gönüllerini takva ile sınadığı kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük ecir vardır. 49/3.
Sana odaların ötesinden seslenenlerin çoğu akletmeyen kimselerdir. 49/4.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi şüphesiz onlar için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. 49/5.

Ey inananlar! Allah'tan sakının, Peygamberine inanın ki, Allah size rahmetini iki kat versin; size ışığında yürüyeceğiniz bir ışık var etsin; sizi bağışlasın; Allah bağışlayandır, acıyandır. 57/28.

Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer inanıyorlarsa Allah'ı ve Peygamberini hoşnut etmeleri daha gereklidir. 9/62.

PEYGANBERE BAĞLI OLANLAR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Doğrusu seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ey insanlar, siz de Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve O'nu sabah akşam tesbih edesiniz. 48/8-9.
Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler (biat edenler), Allah'a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük ecir verecektir.* 48/10.

Allah inananlardan, ağaç altında sana baş eğerek el verirlerken, and olsun ki hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı da bilmiş, onlara güvenlik vermiş, onlara yakın bir zafer ve ele geçirecekleri bol ganimetler bahşetmiştir. Allah, güçlü olandır, Hakim olandır. 48/18-19.

Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve hoşnudluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat'ta anlatılan vasıflarıdır. İncil'de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vadetmiştir.* 48/29.

Ey inananlar! Allah'tan ve Peygamberinden öne geçmeyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah işitir ve bilir. 49/1.
Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin. Farkına varmadan, işlediklerinizin boşa gitmemesi için, Peygambere birbirinize bağırdığınız gibi yüksek sesle bağırmayın. 49/2.
Seslerini Peygamberin yanında kısan kimseler, Allah'ın gönüllerini takva ile sınadığı kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük ecir vardır. 49/3.
Sana odaların ötesinden seslenenlerin çoğu akletmeyen kimselerdir. 49/4.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi şüphesiz onlar için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. 49/5.
Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz. 49/6.
Bilin ki, içinizde Allah'ın Peygamberi bulunmaktadır. Eğer o, bir çok işlerde size uymuş olsaydı şüphesiz kötü duruma düşerdiniz; ama Allah size imanı sevdirmiş, onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarcılığı, yoldan çıkmayı ve baş kaldırmayı size iğrenç göstermiştir. İşte böyle olanlar, Allah katından bir lütuf ve nimet sayesinde doğru yolda bulunanlardır. Allah bilendir, Hakim'dir. 49/7-8.

Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanın; sizi varis kıldığı şeylerden sarfedin; aranızdan, inanıp da sarfeden kimselere büyük ecir vardır57/7.

Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna, apaçık ayetler indiren O'dur. Doğrusu Allah size karşı şefkatlidir, merhametlidir. 57/9.

Ey inananlar! Allah'tan sakının, Peygamberine inanın ki, Allah size rahmetini iki kat versin; size ışığında yürüyeceğiniz bir ışık var etsin; sizi bağışlasın; Allah bağışlayandır, acıyandır. 57/28.

DÜŞMANLARINIZI DOST EDİNMEYİN

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah'a inandığınızdan ötürü sizi ve Peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer sizler Benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden onlara sevgi gösteren kimse, şüphesiz doğru yoldan sapmıştır. 60/1.

PEYGANBERE KARŞI GELMEK VE ARKASINDA GİZLİ KONUŞMAK

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir; esasen Allah konuşmanızı işitir. Doğrusu Allah işitendir, görendir. 58/1.

Allah'a ve Peygamberine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldı ise öyle alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmişizdir, bunları inkar edene alçaltıcı azap vardır. 58/5.
Allah onların hepsini dirilttiği gün, kendilerine işlediklerini haber verir; Allah onları bir bir saymıştır, fakat kendileri unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.* 58/6.

Ey inananlar! Gizli konuştuğunuz zaman, günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın; iyilik yapmak ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı konuşun; kıyamet günü huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının. 58/9.

Ey inananlar! Peygamberle hususi olarak konuşacağınızda, bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka veriniz; bu, sizin daha iyi ve daha temiz olmanız içindir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır. 58/12.

Allah'a ve Peygamberine karşı gelenler; işte onlar, en alçak kimselerle beraberdirler. 58/20.
Allah, "And olsun ki Ben ve peygamberlerim üstün geleceğiz" diye yazmıştır. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür. 58/21.

MUHAMMED (A.S.V.) SON PEYGANBERDİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil, Allah'ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.* 33/40.

MUHAMMED (A.S.V.) CEBRAİLİ ASLİ SURETİNDE GÖRMÜŞTÜR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür. 81/23.

Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir. 81/22.
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür81/23..
Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz. 81/24.

MUHAMMED (A.S.V.) ÇOCUKLUK VE GENÇLİK HAYATI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Seni öksüz bulup da barındırmadı mı? 93/6.
Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi? 93/7.
Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi? 93/8.

ÜMMETİNE ŞEFKATİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey inananlar! And olsun ki, içinizden size, sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, inananlara şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir. 9/128.

 

FAKİRE KARŞI DURUŞU

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Rabbin'den umduğun rahmeti elde etmek için, hak sahiblerinden yüz çevirmek zorunda kalırsan, onlara hiç değilse tatlı bir söz söyle. 17/28.
Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın. 17/29.

MESCİDİ AKSAYA GÖTÜRÜLMESİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescidi Haram'dan (Mekke'den), kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya (Kudüs'e) götüren Allah'ın şanı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür. 17/1.

MİRAC’A ÇIKIŞ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Batmakta olan yıldıza and olsun ki, 53/1.
Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır. 53/2.
O, kendiliğinden konuşmamaktadır. 53/3.
Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir. 53/4.
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş. 53/5-7.
Sonra yaklaşmış ve inmiştir. 53/8.
Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu. 53/9.
Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti. 53/10.
Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı. 53/11.
Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız? 53/12.
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür. 53/13-14.
Orada Me'va cenneti vardır. 53/15.
Sidre'yi bürüyen bürüyordu. 53/16.
Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı. 53/17.
And olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü. 53/18.

MUHAMMED (A.S.V.) GECE NAMAZA BAŞLARKEN OKUDUĞU DUASI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

De ki: "Ey göklerin, yerin yaratanı, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'ım! Kullarının ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında Sen hükmedeceksin." 39/46.

MUHAMMED (A.S.V.) İKİ EMANETİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Allah, inanıp yararlı işler işleyen kullarını bununla müjdeler. De ki: "Ben sizden buna karşı yakınlara sevgiden (veya Allah'a yaklaşmaktan) başka bir ücret istemem." Kim güzel bir iş işlerse onun güzelliğini arttırırız. Doğrusu Allah bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir. 42/23.

MUHAMMED (A.S.V.) MEKKEYE HELAL OLDUĞU GÜN

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun. 90/1-2.
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki; 90/3.

TEBLİĞ SÖZÜ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Peygamberlerden söz almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan sağlam bir söz almışızdır. 33/7.

TEBLİĞ ET EMRİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey örtüye bürünen! 74/1.
Kalk da uyar. 74/2.
Rabbini yücelt. 74/3.
Giydiklerini temiz tut. 74/4.
Kötü şeyleri terke devam et. 74/5.
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma. 74/6.
Rabbin için sabret. 74/7.

Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme. 15/94.
Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir. 15/95-96.
And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz. 15/97.
Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.* 15/98-99.

Eğer yüz çevirirlerse, sana düşenin sadece açıkça tebliğ olduğunu bil. 16/82.

Önce en yakın hısımlarını uyar. 26/214.
Sana uyan müminleri kanatların altına al. 26/215.
Sana başkaldırırlarsa: "Yaptıklarınızdan uzağım. " de. 26/216

Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik; sana düşen sadece tebliğdir. Doğrusu Biz insana katımızdan bir rahmet tattırırsak ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse işte o zaman görürsün ki insan gerçekten pek nankördür. 42/48.

De ki: "Öyleyse Allah'a koşusun; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım." 51/50.
"Allah'ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım." 51/51.

UYARICI VE MÜJDELEYİCİDİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Doğrusu Biz, seni hak ile, müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Sen, cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaksın. 2/119.

Nitekim Biz size, ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir Peygamber gönderdik. 2/151.

Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kafirlere yol göstermez. 5/67.

Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin, karşı gelmekten çekinin; eğer yüz çevirirseniz bilin ki, peygamberimize düşen sadece açıkça tebliğ etmektir. 5/92.

Peygamberin görevi sadece tebliğ etmektir. Allah, sizin açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir5/99.

İçlerinden birine, "İnsanları uyar ve inananlara, Rableri katında yüksek makamlar olduğunu müjdele" diye vahyetmemiz, insanların tuhafına mı gitti ki, kafirler: "Bu apaçık bir büyücüdür" dediler? 10/2.

Putperestlerin: "Ona bir hazine indirilmeli veya yanında bir melek gelmeli değil miydi?" demelerinden senin kalbin daralır ve belki de sana vahyolunanın bir kısmını terkedecek olursun. Sen ancak bir uyarıcısın, Allah her şeye vekildir. 11/12.

İnkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen ancak bir uyarıcısın. Her milletin bir yol göstereni vardır.* 13/7.

"Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım." 29/50.

Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır. 36/5-6.

De ki: "Ben sadece Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam." 72/20.
De ki: "Ben size zarar vermeye de iyilik yapmaya da kadir değilim." 72/21.
De ki: "Beni kimse Allah'a karşı savunamaz ve ben O'ndan başka bir sığınak bulamam." 72/22.
"Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır." 72/23.

HAKİKATİ KİMLER DUYAR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Tabiidir ki sen ölülere katiyyen işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. 30/52.
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.* 30/53.

And olsun ki bu Kuran'da insanlar için her türlü misali vermişizdir. Bununla beraber, eğer sen onlara bir mucize getirmiş olsan, inkar edenler: "Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız" derler. 30/58.
Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır. 30/59.
Sabret ki, Allah'ın sözü şüphesiz gerçektir. Kesin olarak inanmayanlar seni hafife almasınlar.* 30/60.

Sen ancak, Kuran'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele. 36/11.

Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver.* 50/45.

ALLAH’TAN GELEN GERÇEKTİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

"Onu peygamberin kendisi uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; O, senden önce peygamber gönderilmemiş olan bir milleti uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir. Belki artık doğru yolu bulurlar. 32/3.

Onları bırak, bekle; zaten onlar da senin akıbetini beklemektedirler.* 32/30.

HESAP GÖRMEK ALLAH’A AİTTİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de senin canını alsak da, vazifen sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek Bize düşer. 13/40.

KUR’AN-IN İLK İNDİRİLİŞİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Yaratan Rabbinin adıyla oku! 96/1.
O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı. 96/2.
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir. 96/3-5.
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder. 96/6-7.
Dönüş şüphesiz Rabbinedir. 96/8.

KENDİSİNE KUR’AN İNDİRİLDİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kendisinden önceki Kitapları tasdik eden Hak Kitap'ı sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve İncil'i de indirmişti. O, doğruyu yanlıştan ayıran Kitap'ı indirdi. Doğrusu Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli azab vardır. Allah güçlüdür, mazlumların öcünü alır.3/3-4.

Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap'ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma. 4/105.

Rablerine toplanacaklarından korkanları Kuran ile uyar. O'ndan başka bir dost ve aracıları yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınalar. 6/51.

Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane yapsaydın ya" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu Kitap inanan millete Rabbinizden açık belgeler, yol gösterme ve rahmettir." 7/203.

De ki: "Ey insanlar! Rabbinizden size gerçek gelmiştir. Doğru yola giren ancak kendisi için girmiş ve sapıtan da kendi zararına olarak sapıtmıştır. Ben sizin üzerinize vekil değilim." 10/108.
Sana vahyedilene uy; Allah hükmünü verene kadar sabret. O, hüküm verenlerin en iyisidir.* 10/109.

Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler. 16/43-44.

Sana Kitap'ı, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için, inanan kimselere de doğru yol rehberi ve rahmet olarak indirdik. 16/64.

Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır. 36/69.

De ki: "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey iddia eden kimselerden de değilim." 38/86.
"Bu Kuran, ancak dünyalar için bir öğüttür." 38/87.
"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."* 38/88.

Doğrusu Biz, insanlar için Kitap'ı gerçekle sana indirdik; kim doğru yolda ise bu kendi lehinedir; sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Sen onlara vekil değilsin.* 39/41.

KUR’AN UYDURMA DEDİLER

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Bu Kitap'ın indirilmesi güçlü olan, Hakim olan Allah katındandır. 46/2.
Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman inkar edenler, kendilerine gelen gerçek için: "Bu, apaçık bir büyüdür" derler. 46/7.
Veya, "onu uydurdu" derler. De ki: "Eğer onu uydurdumsa, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız; O, Kuran için yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir." 46/8.
De ki: "Ben peygamberlerin ilki değilim; benim ve sizin başınıza gelecekleri bilmem; ben ancak bana vahyolunana uymaktayım; ben sadece apaçık bir uyarıcıyım." 46/9.
De ki: "Eğer bu Kitap Allah katından ise ve siz de onu inkar etmişseniz; İsrailoğullarından bir şahit de bunun böyle olduğuna şehadet edip de inanmışken, siz yine de büyüklük taslarsınız, bana söyleyin kendinize yazık etmiş olmaz mısınız?" Doğrusu Allah zalim milleti doğru yola eriştirmez.* 46/10.
İnkar edenler, inananlar için: "Eğer İslamiyet'te bir hayır olsaydı, bu hususta bizden öne geçemezlerdi" derler. Bununla doğru yola girmedikleri için de, "Bu, eski bir uydurmadır" derler. 46/11.
Kuran'dan önce, Musa'nın kitabı (Tevrat), bir rahmet ve rehberdi. Bu Kuran da, zulmedenleri uyarmak ve iyi davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, kendinden öncekileri doğrulayan bir Kitap'dır. 46/12.

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür. 69/38-40.

O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz! 69/41.
Kahin sözü de değildir; ne az düşünüyorsunuz! 69/42.
Kuran, Alemlerin Rabbinden indirilmedir. 69/43.
Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık. 69/44-46.
Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız. 69/47.
Doğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür. 69/48.
SIKINTIYA DÜŞESİN DİYE DEĞİL

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik. 20/2-4.

KUR’AN KÂFİRİN NEFRETİNİ ARTIRIR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır. 17/41.

İNKARCI VE İKİYÜZLÜLERE UYMA

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey peygamber! Allah'tan sakın, inkarcılara ve iki yüzlülere uyma, Allah şüphesiz bilendir, hakim'dir. 33/1.
Sana Rabbinden vahyolunana uy; şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. 33/2.
Allah'a güven, Allah, vekil olarak yeter. 33/3.

İNKÂRCILAR VE İKİYÜZLÜLERE SAVAŞ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey Peygamber! İnkârcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür. 9/73.

Medinelilere ve çevrelerinde bulunan Bedevilere, savaşta Allah'ın Peygamberinden geri kalmak, kendilerini ona tercih etmek yaraşmaz. Çünkü Allah yolunda susuzluğa, yorgunluğa, açlığa uğramak, kafirleri kızdıracak bir yeri işgal etmek ve düşmana başarı kazanmak karşılığında, onların yararlı bir iş yaptıkları mutlaka yazılır. Doğrusu Allah iyilik yapanların ecrini zayi etmez. 9/120.

İNKÂRCILAR SÖYLEDİKLERİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı mutlaka, gönülleri gaflet içinde eğlenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantılarında: "Bu zat, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Siz, göz göre göre sihre mi uyarsınız?" diye konuşurlar. 21/2-3.

Onlar: "Hayır; bunlar karışık rüyalardır", "Hayır; onu uydurmuştur", "Hayır; o şairdir", "Haydi önceki peygamberler gibi o da bize bir mucize getirsin" dediler. 21/5.

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi. 38/4-5.
Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır. 38/6-8.

İNKÂRCILARIN SÖYLEDİKLERİNE SABIR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Onların dediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et; gece saatlerinde ve gündüzleri de tesbih et ki Rabbinin rızasına eresin. 20/130.
Kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verdiğimiz kimselere sakın göz dikme, Rabbinin rızkı daha iyi ve daha devamlıdır. 20/131.

Sabret; şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya seni öldürürüz, nasıl olsa onların dönüşü Bizedir. 40/77.

Peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret; inkarcılar için acele etme; onlar, kendilerine söz verileni gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir müddeti eğlendiklerini sanırlar. Bu bir bildiridir; yoldan çıkmış olanlardan başkası mı yok edilir?* 46/35.

KÂFİRLERE MAĞFİRET DİLEMEK

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar için mağfiret dilemek Peygamber'e ve müminlere yaraşmaz. 9/113.

PEYGANBER SORGUYA ÇEKİLMEZ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz? İmanı inkârla değiştiren, şüphesiz doğru yoldan sapmış olur. 2/108.

“SEN PEYGANBER DEĞİLSİN DİYENLERE”

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

İnkâr edenler: "Sen peygamber değilsin" derler; de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve Kitap'ı bilenler yeter."* 13/43.

“DELİSİN” DEDİLER

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler. 15/6-7.
Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar. 15/8.

İnkar edenler, insanlara: "Size, siz parça parça dağılıp yok olduğunuz zaman yeniden dirileceğinizi haber veren bir adam gösterelim mi? Allah'a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa kendisinde delilik mi vardır?" derler. Hayır; ahirete inanmayanlar, azapta ve derin bir sapıklık içindedirler. 34/7-8.

KUR’AN-I KİMLER İNKAR EDER

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkâr eder. 2/99.

ALLAH DİLERSE

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Yoksa senin için "Allah'a karşı yalan yere iftira etti" mi derler? Allah dilerse senin kalbini mühürler, batılı da yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Doğrusu O, kalplerde olanı bilendir. 42/24.

PEYGANBER OKURYAZAR DEĞİLDİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Sen daha önce bir kitaptan okumuş ve elinle de onu yazmış değildin. Öyle olsaydı, batıl söze uyanlar şüpheye düşerlerdi. 29/48.
Hayır; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yerleşen apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse, bile bile inkar etmez. 29/49.

İşte sana da buyruğumuzla Cebrail'i gönderdik; sen Kitap nedir, iman nedir önceleri bilmezdin, fakat Biz onu, kullarımızdan dilediğimizi onunla doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen de insanlara, göklerde ve yerde ne varsa kendisinin olan Allah'ın yolunu, doğru yolu göstermektesin. İyi bilin ki işler sonunda Allah'a döner.* 42/52-53.

PEYGANBERİ YALANLAYANLAR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Eğer siz Peygamberi yalanlıyorsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen, sadece apaçık tebliğdir. 29/18.

KUR’AN TÜM İNSANLIĞA ÖĞÜTTÜR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi. 98/1-3.
Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler. 98/4.
Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur. 98/5.

KİTAP VERİLENLERİN TAVRI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Yanlarındakini doğrulayan bir Peygamber, Allah katından onlara gelince Kitap verilenlerden bir takımı, bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın Kitabı'nı arkalarına attılar. 2/101.

Söyleneni hiç düşünmezler mi? Yoksa onlara, ilk atalarına gelmeyen bir şey mi geldi? 23/68.
Veya peygamberlerini tanımadılar da; bu yüzden mi onu inkar ediyorlar? 23/69.
Ya da: "Onda delilik var" diyorlar öyle mi? Hayır; onlara gerçeği getirmiştir, ama çoğu ondan hoşlanmamaktadır. 23/70.
Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler. 23/71.
Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ecri daha iyidir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır. 23/72.

TEVRATTA VE İNCİLDE TANITILMIŞTIR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve hoşnudluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat'ta anlatılan vasıflarıdır. İncil'de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vadetmiştir.* 48/29.

KİTAB EHLİ HAKİKATİ SAKLADILAR
Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; fakat kendilerine yazık ettiler, çünkü onlar inanmazlar.* 6/20.

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Veya peygamberlerini tanımadılar da; bu yüzden mi onu inkar ediyorlar? 23/69.
Ya da: "Onda delilik var" diyorlar öyle mi? Hayır; onlara gerçeği getirmiştir, ama çoğu ondan hoşlanmamaktadır. 23/70.
Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler. 23/71.
Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler. 98/4.
Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur. 98/5.

KÂFİRLERİN ALDATMASINA KARŞILIK

ALLAH’IN YARDIMI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Eğer sana Allah'ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir takımı seni sapıtmaya çalışırdı. Hâlbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar, sana da bir zarar vermezler. Allah sana Kitap ve hikmet indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın sana olan nimeti ne büyüktür. 4/113.

Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman için uğraşırlar. O zaman seni dost edinirler. 17/73.
Sana sebat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin. 17/74.
O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın. 17/75.
Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde senin ardından onlar da pek az kalabilirlerdi. 17/76.

Seni aldatmak isterlerse, bil ki şüphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananları yardımıyla destekleyen, kalblerini uzlaştıran O'dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetsen bile, sen onların kalblerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğrusu O Güçlü'dür, Hakim'dir. 8/62-63.

Allah'ın yardımı sana ve sana uyan müminlere yeter.* 8/64.

Dileseydik and olsun ki, sana vahyettiğimizi alıp götürürdük. Sonra bize karşı duracak bir vekil de bulamazdın. 17/86.
Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür. 17/87.

MEKKE’DEN ÇIKIŞTA ALLAH’IN YARDIMI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ona (Muhammed'e) yardım etmezseniz, bilin ki, inkar edenler onu Mekke'den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah ona yardım etmişti. Arkadaşına (Ebu Bekir'e) "Üzülme, Allah bizimledir" diyordu; Allah da ona güven vermiş, görmediğiniz askerlerle onu desteklemiş, inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Ancak Allah'ın sözü yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir. 9/40.

BÜTÜN DİNLERE ÜSTÜN GELMESİ İÇİN

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Puta tapanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah'tır. 9/33.

ONLARIN DİNİNE TABİ OLMADIKÇA

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. De ki: "Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur". Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur. 2/120.

KİTAP EHLİNE “İSLAM OLDUNUZ MU?” DE

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, "Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a verdim" de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsızlara: "Siz de İslam oldunuz mu?" de, şayet İslam olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.* 3/20.

De ki: "Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder".3/31.

De ki: "Allah'a ve Peygambere itaat edin". Yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah inkar edenleri sevmez. 3/32.

MUHAMMED (A.S.V.) MÜNAFIKLARA MUSAMAHASI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Onlara baktığın zaman cüsseleri hoşuna gider; konuşurlarsa sözlerini dinlersin; tıpkı, sıralanmış kof kütük gibidirler; her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar; onlar düşmandır, onlardan çekin; Allah canlarını alsın, nasıl da aldatılıp döndürülüyorlar. 63/4.
Onlara: "Gelin de Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin" dendiği zaman, başlarını çevirirler; büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün. 63/5.
Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez. 63/6.
Bunlar: "Allah'ın Peygamberinin yanında bulunanlara bir şey vermeyin de dağılıp gitsinler" diyen kimselerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği anlamazlar. 63/7.

Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin" dendiği zaman, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. 4/61.

ÜMMETİNİN ŞAHİDİDİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah'ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder. 2/143.

MUHAMMED (A.S.V.) SÖZLERİNİN GÜVENİRLİĞİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

O, kendiliğinden konuşmamaktadır. 53/3.
Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir. 53/4.

MUHAMMED (A.S.V.) EN GÜZEL ÖRNEKTİR

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok anan kimseler için Resulullah (Allah'ın Elçisi) en güzel örnektir. 33/21.

İNANANLAR İÇİN MUHALEFET YASAĞI

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Allah ve Peygamber'i bir şeye hükmettiği zaman, inanan erkek ve kadına artık işlerinde başka yolu seçmek yaraşmaz. Allah'a ve Peygamber'e baş kaldıran şüphesiz apaçık bir şekilde sapmış olur. 33/36.

KADINLAR DÜNYA HAYATINI İSTİYORSA

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim." 33/28.

 

ÖRTÜNME

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu, onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder. 33/59.

ALLAH’TAN BAŞKASINA YALVARMA

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

 (Muhammed'e) "Yüzünü, doğruya yönelmiş olarak dine çevir, sakın ortak koşanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah'tan başkasına yalvarma; öyle yaparsan şüphesiz, zalimlerden olursun" denildi. 10/105-106.

Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir. 10/107.

MUHAMMED (A.S.V.) HAYATTA OLMASI GELECEK AZABI ENGELLEDİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde senin ardından onlar da pek az kalabilirlerdi. 17/76.
Bu, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de uyguladığımız yasadır. Sen bizim yasamızda değişiklik bulamazsın.* 17/77.

Oysa, sen içlerinde iken Allah onlara azabetmez. Onlar bağışlanma dilerlerken de elbette Allah azab edecek değildir. 8/33.

Onlara, söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya dünyada sana gösteririz, veya senin ruhunu alırız da nasıl olsa onların dönüşü Bizedir; (ahirette görürsün) Allah onların yaptıklarına şahiddir. 10/46.

PEYGANBER KISSALARININ ANLATILMASININ HİKMETİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Peygamberlerin başlarından geçenlerden, sana anlattığımız her şey, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar; sana bu belgelerle gerçek; inananlara da öğüt ve hatırlatma gelmiştir. 11/120.

Biz bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz.. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin. 12/3.

Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman yanlarında değildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanların çoğu inanmazlar. 12/102-103

ALLAH’A ÇAĞIRMA

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Kuran'a uymayı sana farz kılan Allah, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: "Rabbim kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilendir." 28/85.
Sen, sana bu Kitap'ın verileceğini ummazdın. O ancak Rabbinin bir rahmetidir. Öyleyse sakın inkarcılara yardımcı olma. 28/86.
Allah'ın ayetleri sana indirildiğinde sakın seni onlardan alıkoymasınlar. Rabbine çağır, sakın müşriklerden olma. 28/87.
Allah'la beraber başka tanrı tutup tapma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'ndan başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur, O'na döndürüleceksiniz.* 28/88.

De ki: "Benim yolum budur; ben ve bana uyanlar bilerek insanları Allah'a çağırırız. Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Ben asla Allah'a eş koşanlardan değilim." 12/108.

MUHAMMED (A.S.V.) İRTİHAL EDECEĞİNİN İŞARETİ

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir. 110/1-3.

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
3489 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın